COVİD-19 ve Sonrasında Yeni Sanayi Düzeni

Dünya öyle bir döneme girdi ki sevgili dostlar artık ne sanayi ne de hizmet sektörü açısından hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Çin – ABD restleşmesi ile başlayan ekonomi savaşları Çin’den çıkıp tüm dünyaya yayılan pandemi ile bambaşka bir boyuta evrildi. Bu süreçte önce dünya piyasaları iyice bir silkelendi, sonrasında da para çok hızlı bir şekilde el değiştirdi. Tabi bunu çok kimse fark etmedi bile çünkü herkes küresel salgına odaklanmıştı.

Bu süreçte aslında hep beraber çok önemli bir olaya şahit olduk. Her sıkıntıdan tereyağından kıl çeker gibi kurtulur sanılan batı dünyası bu boyutta bir sıkıntı ile ilk kez sınandı ve tüm o dev aynasındaki hayallerin bir anda yerle bir olduğu görüldü.

Yıllarca “Biz ne yapabiliriz ki? Biz onlara muhtacız” diyen anlayış, aslında onların üreten ülkelere muhtaç olduğunu çok acı bir şekilde öğrendi. ABD ve Avrupa ülkeleri birbirlerinin elinden sağlık malzemelerini çalmaya çalışırken Türkiye yine veren el olmayı başardı, hem de o sanayi devi batıya karşı…

Peki, bundan ne dersler çıkardık ve aslında görmemiz gereken ne idi şimdi bunları anlayalım hep beraber. Şu an batı dünyası başta olmak üzere tüm dünya maske üretimi gibi nispeten basit olan bir iş için bile otomasyon hattı kurmak için Türkiye ve Çin sanayicilerinden destek alıyor.

Bu devletler yıllarca ucuz iş gücü peşinde koştukları algısı ile dünyayı o kadar güzel kandırdılar ki dünya bu virüs olmasa aslında üretim gücünün doğunun eline geçtiğini fark bile etmeyecekti. Bu süreç bir şeyi daha açıkça ortaya koydu ki aslında Türkiye doğu ile batı arasındaki en önemli geçiş, üretim ve lojistik üslerinden birisi haline gelmiş.

Yıllarca bunu anlattığımızda anlamayanlar şimdi acı bir tecrübe ile ülkemizin aslında ne kadar önemli ve güçlü olduğunu anlamış oluyorlar. Bu süreçte üretimlerini devam ettirebilen az sayıda ülkeden birisi olan Türkiye aynı zamanda lojistik açısından da köprü vazifesini yapmaya güçlenerek devam ediyor. Dünya maske peşinde koşarken Türkiye kendi ihtiyacını karşılamanın yanında dünya ülkelerine de yaptığı yardımlar ile gücünü bir kere daha kanıtlamış oldu. Bu kısa ve orta vadede bize hem toplumsal özgüven hem de güçlü bir deneyim olarak geri dönmüş olacak. Bunun yanında destekler ile dünya sanayisi de Türk sanayisi ile çok yakından tanışmış oldu. Milyarlarca dolar verseniz yapamayacağınız reklamı birkaç gün içinde yapmış olmak demektir bu.

Dünya üretimleri durdururken ülkemizin bir güvenli liman olması orta-uzun vadede dünya devlerini de yatırım yapmaya yöneltecektir. Artık tüm dünya biliyor ki Türkiye her durumda hem lojistik açıdan çok merkezi ve jeopolitik konumu açısından da hızlı bir üretim üssü, hem de kısa sürede olaylara göre şekil alabilme yeteneği ile tam bir kriz merkezi. Çin ve uzak doğu ülkelerinden haftalar süren tedarik Türkiye üzerinden sadece günler sürmekte ve bu da böyle durumlar için çok büyük bir önem arz ediyor.

Bundan sonra düzenli olarak bu konuları üretim, lojistik, makine sanayi, otomasyon becerileri ve en önemlisi ülkemizin üretim gücü ve başarıları olarak günlük işlemeye devam edeceğiz. Çıktığımız bu yolda hep beraber olmak dileği ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar