“Yavaşlamazsan anlayamazsın...”

“Dünyayı kaybetmiş olan kendi dünyasını kazanır” diyordu Nietzsche. Kendi dünyasını yeniden inşa diyelim biz buna. Son günlerde hemen her şeyimizi sokaklarda bırakarak alelacele eve kapandık.

Buna gözle görülemeyecek kadar küçük bir virüs neden oldu.

1995 yapımı Smoke (Duman) filmini izleyenler bilir. Bu köşede de yazmıştım. Yeri geldiği için filmi tekrar hatırlatayım.

Aynı yere ait dört binden fazla resim çekerek albüm yapan kahramanımız, emeğini dostuna göstermek istiyordu.

Dostu; “Bu inanılmaz bir şey” der. “Hep aynı resimler.” Ve albümü hızla çevirmeye başlar. Kahramanımız tam o sırada; “Yavaşlamalısın” der. “Yavaşlamazsan anlayamazsın. Resimlere bakmıyorsun bile çok hızlı geçiyorsun.”

“Ama hep aynı resimler… “

“Hayır, öyle değil. Aynı ama her biri farklı bir güne ait. Güneşli sabahların olur, karanlık sabahların olur. Yaz güneşi ve güz güneşi vardır. Hafta içi günlerin vardır hafta sonları günlerin vardır. Bazen paltolu bazen galoşlu bazen gömlekli ve şortlu insanlar görürsün. Bazen aynı insanlar bazen farklı olanları… Bazen o başkaları sana tanıdık gelmeye başlar. Ve tanıdıkların kaybolur. Dünya güneşin etrafında döner ve her gün güneş ışığı dünyaya farklı bir açıdan vurur. Yavaşla…

Zaman bazen aheste akar.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.