Ücretli öğretmenlerin mağduriyeti giderilmelidir!

Hâlihazırda eğitim fakültelerinden mezun olarak bekleyen binlerce öğretmen adayının olmasına rağmen mali kaygılarla olsa gerek hala ücretli öğretmenlik adı altında eğitim kurumlarına sezonluk geçici personel alınımına gidilmektedir.

Bilindiği gibi ücretli öğretmenlik bulunulan il veya ilçede öğretmen açığı olan okulların olması halinde il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından görevlendirilen personeldir.

Son değişiklikleri takip edememdim ama aranılan şartlar şunlardı; Eğitim Fakültesi mezunu olmak, yok ise 4 yıllık ve üstü fakülte mezunu olmak, yok ise ön lisans mezunu olmak, oda yok ise lise mezunu olmak. Ücretli öğretmenler kaç saat derse girerlerse onun karşılığında alınan bir ücretle çalışırlar.

Sigortaları 3-4 ay çalışmadan işlenmez. Bu sürede hastalandıklarında tedavi giderlerini kendileri karşılamak mecburiyetindedirler. Ayrıca ücretli olarak çalışmanız için örneğin sınıf öğretmenliği alanında uzman olmanıza ve ilgili fakülteyi bitirmenizi de gerek yoktur.

Esasında bu tam anlamıyla ücretli kölelik sistemidir. Ve maalesef  eğitimin kanayan yarasıdır. Bu insanların hiç bir yasal hakkı olmadığı gibi ellerine verilen azıcık parayla da mucizeler yaratmaları umulmaktadır. Ve emin olun bu arkadaşlarımız gerçekten azıcık ücretle olağanüstü bir gayret göstermektedirler.

 

Buna rağmen varlıkları görmezden gelinen insanlardır onlar. Kendilerine ücretli öğretmen işçiler olarak görüyorlar.

 

Özlük haklarından mahrum, yıllarca aktif halde olduğu halde bile ayda 1000-1600 aralığında maaş alıp, yarım SGK ile okul tatillerinde ilişiği kurumla tamamen kesilen sezonluk öğretmenler...

 

Bilindiği gibi 2017 yılında kanun hükmünde kararname ile resmi devlet okullarında en az 540 prim günü doldurmuş, 2017/2018 KPSS’den 60 puan almış, 540 SGK gününü doldurmuş, öğretmenlik branşlarından 5000 kişi, ücretli öğretmenlikten sözleşmeli öğretmenliğe geçirildi.

 

Bu önemli bir adımdı. Milli Eğitimin her dönem boşluklarını dolduran 5-10-15

yılını bu kurumlarda devamlı çalışan insanlar  geçte olsa hatırlanmış ve gereği yapılmıştı.

 

Ne var ki bu uygulama beş binle sınırlı kaldı. Devletin istediği şartları tamamlayanlardan 900-920 arasında kalan bir kesim nedense bu haktan faydalanamadı.

 

Haklarını elde elde etmek için uzun zamandır çalmadık kapı bırakmamışlar. Geçenlerde bana ulaşarak bu haksızlığı duyurmamı talep ettiler.

 

Çağrılarını olduğu gibi yetkilere buradan iletiyorum.

 

“Bizler,sizlerden bir dakikanızı ayırıp kendinizi bizlerin yerine koyup, gençliğinizin baharında, zihninizin

daha dinç olduğu, sorumluluklarınızın daha az olduğu dönemlerde, yıllarca kpss çalıştığınızı, o dönemlerin çalınan soruları yüzünden defalarca mağdur edildiğinizi, evli ve bakmakta yükümlü olduğunuz bir aileniz olduğunu, 30-35 yaş üstünde olduğunuzu, aşık olduğunuz bu mesleğin kurumu içinde tüm küçümseyen bakışlara, birinci, ikinci değil üçüncü sınıf insan muamelesi gördüğünüzü düşünün.

Aynı işi, hatta çoğu zaman fazlasını yapmanıza rağmen, resmi hiçbir statünüz olmadığınızı, okul içindeki tüm başarılarınızda sırf ücretlisiniz diye adınıza bir belge bile alamadığınızı düşünün. Fakat iki çift gözün sıcaklığı, minicik bir kalbin koşulsuz muhtaciyetini görüp, iliklerinize kadar öğretmek aşkıyla dolup taşan yüreğinize laf geçiremeyip her dönem bir ağaç olduğunuzu, meyveleriniz tam olgunlaşacakken sizi toprağınızdan söküp,atıldığınızı düşünün.

Oğlum, kızım öğretmen diyen annenizin babanızın;bu seferde atanamadı dediklerinde, gözlerinin içine bakamayasınızın utancını düşünün. Çünkü biz; yıllarca sadece anne babamızın gözlerine değil eşimizin, çocuklarımızın, toplumun halen ücretli dediklerinde; gözlerinin içine bakamıyoruz utancımızdan. Anlatacak sözlerimiz, yaşadıklarımız bir kâğıda sığmayacak kadar derin, bir ömrü tüketmiş kadar uzundur.

Talebimiz şudur; 5000 ücretli atamasında tüm şartları sağlamış 2 mülakat 1 resen atamadan geçmiş lakin sayı yetersizliğinden geriye kalmış 900-920 arasındaki öğretmenlere, ek kontenjan hakkı tanıyarak, bizleri de kanatlarınız altına alıp okullarımıza, evlatlarımıza daha sağlıklı daha verimli daha nice çalışmalar yapmamızı sağlamak için, bizleri de dahil etmenizi  istiyoruz.”

Bu arkadaşlar hak ettikleri halde sözleşmeli öğretmenliğe geçirilmemiştir. Bu haksızlık telafi edilmelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.