Maalesef bu ülkede yaşıyor...

Her insanın çehresi bir hiyerogliftir” der  Schopenhauer. Öyle kimseler vardır ki daha ilk bakışta çehrelerinde kişi düşüklüğünün izi görülür. Ve insanda bir kirlenme hissi uyandırır.

Sokrates kabiliyetlerini sınaması için kendisine takdim edilen gence “konuş ki seni görebileyim” derken onu işitmekten ziyade çehresine odaklanmıştı.

“Uğraşılıp elde edilecek en lüzumlu şey kötülüğü öğrenmemektir” diyen  Diogenes’in de kötülüğün çehreye yansıması hakkında benzer görüşleri vardır.

Konuşurken “görülmeye” değer kişilerden biri de CHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Emekli Büyükelçi Ünal Çeviköz ve benzerleridir.

 Hem CHP’li hem dış işlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı hem emekli büyükelçi hem Çeviköz hem de Türkiye’de yaşıyor!

Her ne kadar maske takmaya çalışsa da gözlerindeki izi bir türlü yok edemeyen bir şahıstır bana göre.

Türkiye, Ermeni işgaline karşı Azerbeycan’a destek verdiği bir zamanda;

Maalesef gelen haberlerde, Türkiye'den Azerbaycan'a silah yardımı yapıldığı ve söylentilere göre cihatçı grupların da Azerbaycan'a gönderildiği ifade ediliyor” demişti.

Sonrasında maalesef Türkiye Libya’da sınırı aştı, maalesef Türkiye, Suriye’de meşru değil, maalesef Türkiye Doğu Akdeniz’de geriyor ve maalesef  Türkiye’de demokrasi yok. Biden’den beklentimiz de Türkiye için demokrasi getirmesidir.

Ve maalesef bu zat bu ülkede  yaşıyor.

Her fırsatta ülkesini yabancı işgal güçlerine şikâyet eden bir kafa neyin kafasıdır anlamak mümkün değil.

Orta Doğu'yu “Balkanlaştırma ” projesine destek veren, 15 Temmuz işgal teşebbüsüne tepki göstermeyen, FETÖ’nün bomba yağdırdığı meclis çatısı altında utanmadan 20 Temmuz darbesi diyen, PKK terör örgütüne sivil toplum muamelesi çeken, Biden’den demokrasi dilenen bir partininTürk partisi olma ihtimali var mıdır?

 Sabancı Üniversitesi’nden Adam McConnel bir yazısında New York Times’in darbe girişiminin başarısızlığının netleşmesinden sonra, saatler boyunca "neler olduğunu bilmiyoruz" söylemini sürdürdüğünü hatırlattıktan sonra ülkenin cumhurbaşkanına saldıran ve hatta komplo teorilerine de yer veren birçok başyazı ve makale yayınladığını bizlere hatırlatıyor.

Buna göre; “The Counter Coup in Turkey” (Türkiye’de Karşı Darbe); “Turkey’s Coup That Wasn’t” (Türkiye’nin Gerçekleşmeyen Darbesi); “Mr. Erdogan’s Reckless Revenge” (Sayın Erdoğan’ın Pervasız İntikamı); “Trump and the Sultan” (Trump ve Sultan); “Turkey Was an Unlikely Victim of an Equally Unlikely Coup” (Türkiye, Olasılık Dışı Bir Darbenin Olasılık Dışı bir Kurbanı Oldu); “Many Turks Prefer Even Flawed Democracy to Coup” (Birçok Türk, Defolu Bir Demokrasiyi Darbeye Tercih Etti) “Erdogan Triumphs After Coup Attempt, but Turkey’s Fate is Unclear” (Erdoğan Darbe Teşebbüsünden Sonra Zafer Kazandı, fakat Türkiye’nin Akıbeti Meçhul) manşetleri ve haberleri yapıldı.

Görüldüğü gibi Ünal Çeviköz’ün ve mensubu olduğu kesimin demokrasi talep ettiği coğrafya işte böyle bir coğrafya.

Bu esasında sömürge bir ülke olmayı kabul ediyoruz beyanıdır. Bu tayfa kurdukları tekçi, dar, vizyonsuz yapının ilelebet devam etmesini istiyor. Dolayısıyla çabaları sömürgeci güçlerin ülkeyi istediği gibi yönetmesinin önünü açmak ve o seçkinci, elit, imtiyazlı, güçlü konumlarını muhafaza etmek. 

Kaldı ki uzun süredir Türkiye’yi Gladyo’nun kıskacında, dar, ufuksuz, vizyonsuz, sömürge bir ülke haline döndürmek istiyorlar.

Buna geçit vermeyen siyasetçilerin diktatör ilan edilmesi de bundandır. 

Bülent Arınç ve Ünal Çeviköz gibi çehresi kaymış, Ağustos böceği misali karınlarından öten bu zayıf karakterli insanların anlayamadıkları; Türkiye’nin ipleri dışarıda, sömürge ülkesi olamayacak kadar bağımsızlığına düşkün bir ülke olması gerçeğidir.

Bu bakımdan bundan sonra Türkiye, zoru değil kolayı, mücadele etmeyi değil teslim olmayı, yükü omuzlamayı değil omurgasızlığı tercih eden, kibirli, uşak ruhlu, vizyonsuz, kalitesiz siyasetçilerden, yazar, sanatçı ve akademisyenlerden bir an evvel kurtulmak durumundadır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.