İBB’nin 23 Nisan Hediyesi

CHP’li İBB Başkanı’nın 23 Nisan Çocuk Bayramı için dağıttığı paketlerin içinden çıkan bir görsel paylaşılıyor. Bir grup, sıkılmış yumruklarıyla “Başkan şaşırma, sabrımızı taşırma” pankartlarıyla sokak gösterisi yapıyor.

Utanmasalar, “Diktatör Tayyip” “Tayyip İstifa!” pankartlarını da koyacaklar. Gezi’de yapmadıkları iş değildi. Demokrasi için de eğer millet bu zihniyete mensup birini seçerse sıkıntı yok aksi takdirde sandık da yeterli gelmiyor!

Bu konularda çok yazı kaleme aldım ancak CHP’nin bu ülkenin çocuklarını ve gençlerini nasıl tasavvur ettiğini göstermek bakımından bir hatırlatma daha yapmak istiyorum.

Bilindiği gibi son elli yıldır bu ülkede otoriter eğilimli, tahammülsüz, gergin ve saldırgan bir gençlik istendi.

Ölüm bayraklarıyla donatılan devrimci ideolojilerin, üniforma manyağı kafası kırık meczup ideologların tuzağına düşürülen gençlerimiz sokaklarda meydan savaşı verdi.

Bu toprakların evlatlarını sağcı, solcu, laik, dindar, Alevi, Sünni kavgasıyla birbirlerinden uzaklaştırdılar. Belleğimizi hadım edip gençlerimize sokak ortalarında birbirlerini öldürttüler.

 Hala CHP’li vekiller sıkılmış yumruklarla gençlere seslenerek onları devrimci duygularla selamlayıp tesis edilecek aydınlık günlerin yakın olduğunu haber veriyorlar.

Sıkılmış yumruklarla!

Nazım’ın şiiriyle sesleniyorlar onlara; “Sen yanmasan, ben yanmasam, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa!”

 Ya da “Emret ki ölelim, emret! Güneşi zaptedeceğiz, güneşin zaptı yakın!” diyerek…

Türk gençliği Covid-19’dan daha tehlikeli olan işte bu nekrofili (ölü/ölüm severlik) virüsüne bulaştırıldı. Onlar yetişkinlerin kafasındaki aydınlık geleceği tesis etmek için devrimci olacaklar ve sokaklarda bir nizam kuracaklardı.

Halkın oylarıyla iş başına gelen başkan sabırlarını taşırırsa hemen yumruklarını sıkarak sokaklara fırlayacaklar. E, 23 Nisanlar ne için var!

Devrim tek bir bilim tanır o da yıkım” diyen Neçayeflerin izinden gitmesi beklenen gençlerimiz…

Yani gerekirse “Erkekçe vurulacak, kalbinden, Yaşasın THKP-C olacak son sözü…”

2012 yılı Şubat ayında gerçekleştirilen il emniyet müdürleri toplantısında polise ve işyerlerine molotof kokteyli atan çocukların sayısında yüzde 300, patlayıcı madde atan çocukların sayısında yüzde 500 ve havai fişek atan çocukların sayısında ise yüzde 600 artış gerçekleştiği görülmüştü.

PKK deseniz çocuk ordusu kurmuştu dağda.

Türk gençliği, yıllarca şiddet içerikli ideolojilerin peşinden sürüklendi. Onların hayalinde hep uzun purosuyla poz veren yakışıklı romantik bir devrimci olma hayali vardı.

Ama kendilerinden devrimci duygularla sokak ortasında polisle çatışmasını isteyen yetişkinlerin öz evlatları da kendileri de Avrupa’da tatil yaptı.

Yıllardır her kesimden gencimizi silindir gibi ezen, şahsiyetlerini yok sayan darbecilerin ve büyüleyici ideolojilerin onları alet gibi kullandıklarına ve ölüme gönderdiklerine şahit olduk.

Siyaset denilince akıllarına pankart taşıyan, slogan atan, partilerin gençlik kollarında afiş yapıştıran, kavga eden, bağıran çağıran, taş atan, örgüte mühimmat taşıyan otomatlaştırılmış bir gençliğin peşindeler.

Gezi kalkışmasında, sevgilileriyle el ele tutuşan apolitik gençlik ve nopasaran şeklinde yapılan romantik güzellemelerle gaz verilen bir gençliği seviyorlar.

Sıkılmış yumruklarıyla barış, özgürlük gibi kavramların arkasına sığınarak yıllardır gençlerimizi harcadılar.

Gençlerimize sesleniyorum;

Bu ülkenin farklı farklı düşünen ve inanan renkleri olarak dosta düşmana verebileceğiniz net bir mesaj olmalı.

Rengin, ırkın, dilin, inancın, mezhebin artık bizim için bir önemi yok çünkü saldırı hepimize karşı. Bu yüzdendir ki sizi sokağa teşvik eden, aparat olarak kullanmak isteyen hiçbir yetişkine bel bağlamayın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.