Dünya Yeni Roma’ya mı Eviriliyor?

“Bir zamanlar vardı, yok oldu ve yeniden var olacak.”(Vahiy,17:8)

Bilindiği gibi birçok siyasetçi AB'yi “Yeni Kutsal Roma İmparatorluğu” diye adlandırır. İlk kuruluş anlaşması da Roma'da “Roma Antlaşması” olarak tarihte yerini almıştır.

Kısacası AB, esasında Yeni Roma’nın öncüsü olarak kuruldu ve vakti geldiğinde mutlaka yıkılacaktı.

Antik Roma'da savaştan zaferle dönen generaller, adı CoronaCivica olan bir taç  takarlardı. Generalin başının üstünde duran bu tacı bir köle taşır ve şöyle derdi; ‘’Mementomori’’, yani ‘’ölümlü olduğunu hatırla.’’

Hz. İsa’nın da 33 yaşında başına dikenli taç giydirilmek suretiyle çarmıha gerildiğine inanılır.

Buraya tekrar döneriz.

Bugünlerde ölümlü birer fani olduğumuz yeterince hatırlatıldıysa şayet ve biz de bu korkuyu içselleştirdiysek konumuza giriş yapabiliriz.

Öncelikle Roma hakkında kısa bir özet geçmek isterim.

İtalya’nın merkezinde düz yer anlamına gelen Latinus’ta toplanan bir kavmin hikayesi bu. 7. Yüzyılın birinci yarısında Etrüskler tarafından işgal edilince eski köyler şehir haline geldi ve bunlardan biri de Roma idi.

Antikçağın büyük şairlerinden Vergilius’un yazdığı Aeneas Destanı bir bakıma Roma’nın kuruluş hikayesidir. Aeneas’ın Asena’yı çığrıştırması normal çünkü bu da dişi kurt efsanesine dayanmaktadır.

Bugün Roma’nın sembolü olarak hala muhafaza edilen dişi kurt heykeli (Lupa Capitolina) bilirsiniz.Yetim ikiz kardeş olan Romulus ve Remus bebek iken bir dişi kurt tarafından emzirilir.

Büyüyen ikiz gençler, milattan önce 753 yılında Roma şehrini kurmak için de işte bu kurt tarafından emzirildikleri yeri seçerler. Hikaye uzun, geçiyorum.

Asıl konumuz Roma zihniyeti, yaşam tarzları, insana bakışları, hukuki, siyasi ve ahlaki tavırları.

En önemli imparatorlarından biri Mustafa Kemal’in de 2000. Doğum yıl dönümünü kutladığı, MÖ 44 yılında evlatlık edinilmesinin ardından Gaius Julius Caesar Octavianus, adını almış olan Augustus’tur.

Dünya literatürüne geçen Pax Roma’yı(Roma Barışı) başlatmasıyla bilinir. Yani, Roma İmparatorluğu bütün Akdeniz havzasını hâkimiyeti altına aldığı zaman kavimlerin birbirleriyle çatışmasına mani oldu.

Roma; gücü var, hiç kimse hiç kimseyle savaşamaz. Bir sosyal hâdise veyahut kavimler arası bir hâdise, çatışmaya dönük bir gelişme gösterdiğinde Roma duruma el atar, kimin haklı veya haksız olduğuna karar verir ve o iş orada biter.

Roma toplumu, ataerkil bir toplumdu. Erkeğin cinsiyet rolü, hâkimiyet, güç ve itibarın sembolüydü.

Roma, Ostia’da çok katlı apartmanlar ve villalar (günümüzde de öyledir) toplumsal hiyerarşiyi simgeleyen yapılardı.

Çocuk mezar anıtlarında bile çocuklar işçi olarak gösterildiğine göre çocuk işçi sayısı da bir hayli fazlaydı.

Gılgameş Destanı’nda geçen Uruk Kralı Gılgameş nasıl ki Uruk şehrinin tüm bakire gelinleriyle ilk  geceyi geçiriyor ve evli erkeklerin eşlerini de istediği zaman ellerinden alıp yatıyorsa benzer bir durum Roma’da da geçerliydi.

Hatta daha fazlası…

Kadın Roma’da tamamen üçüncü sınıf değersiz bir varlıktı. Çiçero’nun dediğine göre doğal zayıf akıllı yaratıklar…

Augustus, tiyatrolarda ve gladyatör arenalarında (bu dehşeti yazma gereği bile duymadım) kadınlar sürekli olarak arka taraflarda oturtulur onlara sosyal yaşamda da değer verilmezdi.

Kadının kocasını seçme özgürlüğü asla yoktu. Eğer bir ailenin çocuğu olmuyorsa suç kadınındı.

Çocuk istismarı da pek yadırganan bir durum değildi. Pompeii’deki kadın ve erkek genelevlerini söylemeye bile gerek yok.

Ondan daha vahimi erkekler diğer erkeklerle cinsel ilişki kurmada özgürdü mesela. Antik Roma’nın en sıradışı imparatorlarından olan Elagabalus bir transseksüeldi.

Tarihçi CassiusDio’nun iddialarına göre en uzun ilişkisini Karyalı bir araba sürücüsü olan sarışın köle Hierocles ile yaşamıştı.

Herodian’ın yorumuna göre ise, zaten güzel olan yüzüne aşırı makyaj yaparak kendini daha da çekici hale getirmeyi alışkanlık edinmişti. Hirocles’in karısı ve kraliçesi olarak çağrılmaktan zevk alan biri olarak tanımlanmıştı.

Augustus dönemi tarihinde, İmparator Elagabalus’unson derece eksantrik ve şımarık olduğu, hatta Zoticus adında bir atletle Roma’da düzenlenen halka açık bir törenle evlendiğinden bahsediliyor.

Roma akşam yemeği partilerinde kullanılan gümüş bir kupa vardır. Kupa üzerinde iki çift erkek sevgili yer alıyor. Kupanın bir tarafında iki gencin seviştiği gösterilirken, diğer tarafında yaşlı, sakallı sevgilisinin kucağına yerleşmiş genç bir adam yer alıyor. Ayrıca bir köle çocuk da bir kapı arkasından onlara bakmaktadır.

Warren Cup denilen bu kupa,  British Museum tarafından 1999’da 1,8 milyoneuro karşılığında satın alındı.

Bugün Avrupa’da kaybolan mülteci çocuklarının akıbetini bilen var mı? Ya da sürekli olarak erkek ile erkek evliğini gündemimize sokmak isteyenler hatta bunu dayatanlar bu ilhamı nereden aldılar dersiniz?

Yeni Roma dayatması önce ahlaki düzlemde tekrar adapte edilmeye çalışılıyor.

Fakat asıl mesele şu; bugünün yeni Roma’sı olarak kabul edilen AB, esasında büyük Babil'e giden yolun yapı taşıdır.

İnanmayan iki Euro'nun üzerindeki simgelere baksın. Dünya ahlaken, siyaseten ve sosyolojik olarak Yeni Roma’ya evirilmek isteniyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.