Türkiye'nin Ayasofya hamlesi, küresel emperyalizme bir meydan okumadır!

Emperyalizmin içerdeki uzantılarının şaşkınlığı bundan!

-I-

Türkiye’nin Ayasofya’yı 86 yıl sonra yeniden camii olarak açması, tam bağımsızlık yolunda atılmış dev bir adımdır!

Ayasofya’nın asli hüveyeti ile yeniden açılmasının; Küresel emperyalizme karşı bir “meydan okuma” anlamı taşıdığı da çok net ve açıktır!

Bütün bir İslâm dünyası –ABD emperyalizminin uşağı bir kaç istisna hariç- Ayasofya’nın açılışının ne anlama geldiğini bildikleri için büyük bir sevinç yaşadılar, bazı yerlerde insanlar şükür secdelerine kapandı...

Bu tarihi adım karşısında;

Batı’nın... AB’nin... ABD’nin... Ve Yunanistan’ın tavrı ve tepkileri de malûmunuz...

Özellikle Yunanistan yas ilân etti... Bayrakları yarıya indirdi...

Alman medyasında; Türkiye’nin “Batı’ya tokatı” yorumları yapıldı...

Batı dünyasının, Ayasofya’nın asli hüviyetine kavuşması karşısında tepkilerini “anlamak” mümkün!

AB’nin, ABD’nin, Yunanistan’ın, Almanya’nın, Rusya’nın, “üzüntü duymasını”, yeise kapılmasını, “hayak kırıklığı” yaşamasını, kilislerde matem çanları çalmasını, Başpiskoposluklarda yas ilan edilmesini, Ortadoks kilislerde bayrakların yarıya indirilmesini anlıyoruz...

Anlamadığımız tek şey Türkiye’deki, Müslüman-Türk ruhuna “yabancı”ların, yaşadığı şok; Odatv, Cumhuriyet, Sözcü, Tele1, Birgün gibi, yarı Kemalist, yarı solcu, yarı seküler kesimin, Batı’nın-Hristiyanların verdiği tepkilerden daha şedit, daha azgın, daha küstah bir tepki vermeleri!

 Görüldü ki; bunlardaki acı daha “derin”...

Bunların yaşadığı “travma” daha ağır!

Ayasofya’nın “mânâsını”; “Bir mânânın, zıd mânâya taarruz ve onu zebun edişinin, eşi olmayan âbidesi...” diye tarif eden... Bunun “sembolü” olarak gören Üstad Necip Fazıl’ın tesbiti, bunlardaki travmananın niye daha ağır olduğunu açıklıyor...

Evet, Batı’nın “üzüntüsünde”,

ABD’nin “hayal kırıklığı” yaşamasında,

AB’nin “kınaması”nda,

Kiliselerin, “yas ilân etmesi”nde bir sorun yok...

Asıl sorun içimizdeki yabancılarda, “Batıcı maymunlar”da...

Açıktan; “Ayasofya’nın camii olmasına karşıyız” diyemediler... Başka bir yol buldular; “Atatürk’ün” arkasına saklanarak, emperyalizme karşı dev bir adım olan Ayasofya’nın camii olarak açılmasını, organize bir girişimle, başka bir eksene taşıdılar;

Atatürk’e lanet okumak...

Evet, çok organize bir algı operasyonu ile, emperyalizme karşı meydan okuma anlamı taşıyan Türkiye’nin bu hamlesini, bilerek, isteyerek, “Atatürk’e lanet okumak” eksenine indirgediler... Onlara göre, Ayasofya’nın minberinden Fatih’in vasiyetini okuyan Diyanet İşleri Başkanı, “Atatürk’e lanet” etmişti...

Öyle olmadığını bildikleri halde, açıktan; “Biz, Ayasofya’nın açılmasına karşıyız! Biz İslâm’a, Türklüğün hakikatine karşıyız, biz bu toplumun bütün değerlerine karşıyız, tarihine karşıyız, Batı karşısında üstün bir medeniyeti temsil ettiğini gösteren, hatırlatan herşeye karşıyız” diyemedikleri için böyle bir manipülasyon ve algı operasyonuna giriştiler!

Bütünüyle bir devletin, milletle el ele, Cumhurbaşkanı’ndan Bakanlarına kadar, tarihi bir hamle yaparak aldıkları bir kararın hemen arkasından başlatılan bu “algı operasyonu”nu yerle yeksan etmesi gerekenler nerede?

Bu tarihi hamleyi, organize bir netwörk ağıyla “Atatürke lanet okumak” eksenine indirme gayretleri karşısında, bunların “tezhagını başına geçirecek”, bu azgınlığı ve şirretliği darmadağın edecek, yalana, algı operasyonlarına “dur!” diyecek “irade” nerede?!

Ne diyordu Üstad; Ayasofya’nın “mânâsını” anlatırken; “Kendi öz mukaddesat ve târihini kendi öz yurdunda maskara edenlere, o mukaddesat ve tarihin düşmanları hürmet etmez, tiksintiyle bakar...

İşte, Batı’nın bile “tiksintiyle” baktığı bu “netwörk” şimdi, emperyalizme karşı dev bir hamleyi, “Atatürk’e lanet okumak” eksenine çekiyor!

Hem de göz göre göre!

Türkiye, yaptığı bu tarihi hamle ile, dünyadan gelebilecek tepkileri “göğüslemeye” hazırlanırken, “içten köpürtülen” bu operasyon-ihanet dalgasına da sessiz kalamaz!

Kalmaması gerekir!

diyanet-isleri-baskani-ali-erbas.jpg

(Batı'dan çok içerdeki "Batıcıları-Batı işbirlikçilerini" kudurtan tarihi hutbe ve bu görüntü oldu... Bu tarihi tablonun arkasındaki isim; Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın duruşu oldu...)

-II-

Özetlersek;

Türkiye, dışardan, Batı'dan, Emperyalizmden gelecek saldırılara karşı durmaya hazırlanırken, içerdeki uzantıların Türkiye'nin bu tarihi hamlesini "münipüle" etmelerine izin verilemez!

Küresel emperyalizme başkaldıran Türkiye'nin bu iç bozgunculara göz yumması düşünülemez!

Açıktan:

"Biz Ayasofya'nın açılmasına karşıyız!" diyemiyorlar!

"Biz Batı'nın gönüllü ajanlarıyız, biz kendi özünden, tarihinden nefret eden ezik bir şahsiyetsizler güruhuyuz" diyemiyorlar...

Ne diyorlar;

Bu tarihi hamleyi, "Atatürk'e lanet okudu" eksenine indirgeyip, münipüle ediyorlar,

küresel emperyalizmin bu işbirlikçi söylemlerini tanıyor olmalısınız;

"Batı ne der?

Amerika ne der?

İngiltere ne der?

Almanya ne der?

Fransa ne der?

Avrupa Birliği ne der?"

Diyorlardı...

Şimdi "aynı söylemi" başka bir şekle büründürdüler;

"Atatürk'e lanet okudu" diyorlar, yalan!

Bilerek "yalan" söylüyorlar, organize bir şekilde "manipülasyona" soyundular, tam da küresel emperyalistlerin istediği şekilde kara-kirli bir "algı operasyonu" yürütüyorlar...

Amaçları; Türkiye'nin bu tarihi hamlesini sulandırmak, içten baltalamak!

Önceki ve Sonraki Yazılar