Mesele sadece "ihale ile kucaklamak" değil cancağızım....

Biz “gizli ilişki”yi HDP ile İYİ Parti arasında zannediyorduk...

Öyle zannetmekte de haklıydık;

İki güne bir, bir HDP’li çıkıp;

-“O koltuklarda bizim sayemizde oturuyorsunuz, öyle laga luga etmeyeceksiniz!” diye “milliyetçi” İYİ parti’yi iyi had bildiriyordu!

Tabii ki buradaki sorun HDP’nin “normal bir siyasi parti” olmamasından kaynaklanıyor malmûnuz...

Türkiye Cumhuriyeti Develetine savaş ilan etmiş, “Kürdistan kurmaya çalışan”, askerine kurşun sıkan PKK ile arasına hiçbir mesafe koymayan, hatta doğrudan ve dolaylı yollarla, “Biz PKK’nın siyasi uzantısıyız!” diyen bir partiden söz ediyoruz...

En son, Sırrı Süreyya Önder çıkıp;  "Bize aracı gönderen, 'Şurada kiminle çalışalım? Nasıl yapalım?' diye fikrimizi merak eden parti” diye konuşmaya başlayınca, tabii olarak, İYİ Parti’nin sadece  kendi tabanını değil, “milliyetçiliği” aldattığı da ortaya çıkmış oldu!

“Milliyetçilik”den ne istediniz kardeşim?!

Biz de haliyle bu “yasak ilişkinin” sosyo-psikolojik nedenlerini araştırmaya, “MHP’nin milliyetçiliği”nin nesini beğenmediğini sorgulamaya çıkmışken; HDP’li Ahmet Türk; Ahmet Türk de "Siyasette saklı kalması gereken bazı şeyler vardır" deyince, tamam dedik, madem “mahremiyet” istiyorlar, bırakalım gizli kalsın...

Ama, fakat, lakin bu sefer de, CHP ile HDP arasındaki “örtülü ilişki” en son İzmir’de “ihale kucaklaşması” ile açığa çıkınca, yaşına uygunsuz haraketlerle sürekli “çav bella” diye hoplayıp zıplayan Belediye Başkanı, yüzüne bu defa “Atatürk maskesi” takıp, sessizliğe gömüldü...

Yanımdaki arkadaş; -“Herşey birlikte tiyatroya gitmeleriyle başladı” dedi...

birlikte-tiyatro-hpd-chp-pkk-kadir-inanir-001.png

Diğeri itiraz etti; -Hayır onun öncesi de var, birlikte doğum günü kutladılar, ondan sonra tiyotroya gittiler, ilişki bu şekilde aşama aşama “ihale kucaklaşmasına” kadar geldi”

dilek-demirtas-imamoglu-kilicdaroglu-esleri-bulustu-003-001.jpg

Bir de sosyal medyada ben dahil önüne gelen; “işte bir PKK’lı daha, vay sen PKK’yı destekliyorsun” diye çamur atan, “şehvetiye” yazıları uzmanı İsmail’in, bu PKK’lı Ahmet’le kanka olduğunu görünce şaşkınlıktan şaşa kaldım!

turk-insanindan-nefret-ettiklerini-biliyoruz-002-001.png

Bu “yasak ilişki”de, bu HDP’nin PKK’yla, CHP’nin HDP ile, İYİ Parti’nin HDP ile sürdürdükleri “yasak ilişki”de, ne tür bir “siyasî” -veya başka- bir çıkar ilişkisi var mı, bilmiyoruz ama;

Bunların Türk insanından... Türk insanının değerlerinden nefret ettiklerini, onlara karşı kin ve nefretle dolu olduklarını biliyoruz!

Aslında mesele “ihale ile kucaklamak”tan da öte;

Bunlar; PKK’nın mehmetçiği katletmesinden, işlediği vahşi cinayetlerden hiç rahatsız olmuyorlar... Dikkatinizi çekmiyor mu?

-PKK’nın söylemi ile- “Faşist TC’ye karşı yürüttüğü savaş”tan da “rahatsızlık” duymuyorlar... Aksine “kucaklaşıyorlar...”

Neymiş, mesele sadece “ihale ile kucaklamak” değilmiş, onlar “Türk insanından, Türk toplumundan” onun bütün değerlerinden nefret ediyorlar!

O yüzden, Batı’da “Beyaz Türk”, Doğu’da PKK bir anda böyle sarmaş dolaş olabiliyorlar...

E tabii bunları böyle sarmaş dolaş görünce, “bu taraf mahallede” bu fakiri, bendenizi, zât-ı âlimi, “sakıncalı” gören nonoş karakterli “şeyleri” hatırladım bir ân... Valla iyi ki öyle görüyorlar, yani! Sosyal mesafeyi koruyalım lütfen!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar