Entel magandalar yeniden "sanatçı"(!) oldu; Korkmuyorlarmış(!)

-I-

Be hey sanat hırsızı 

Be hey üretme kabızı 

Birazcık efendi ol!

-II-

Öncelikle şunu belirtelim ki;

Halkı için, içinde yaşadığı toplum için, ister “sanat sanat içindir” diyerek, ister “sanat toplum içindir” diyerek, ister bunların dışında bir yaklaşımla, üreten, düşünen, çalışan, çırpınan sanatçıya –dünya görüşü ne olursa olsun-saygımız var...

Ama “sanat” deyince sadece, lüks, şaşa, zenginlik ve servete boğulmuş, binbir türlü azgınlık ve sapkınlık içinde bir “yaşam” sürüp, sonra da, “halk adına ve halka dair” bir şey “yapıyor-muş gibi” yapan sefih “entel maganda” türünden nefret ediyoruz!

Halk da bunlardan bir şekilde nefret ediyor!

Bir de şu var; “sanatçı” deyince, çoğunlukla, “artis, şovmen, komedyen, manken, oyuncu” filan gibi, sadece paraya pula ve sefih gece hayatı-eğlence hayatına endeksli bir kesimin anlaşılması da tuhaf!

Geçelim, -özellike bu kesimin- toplum adına bir “duyarlılık taşdığını iddia etmek” komik ve rezil bir yaklaşım olur..

-III-

Daha önce de “siyasi” seçimlerde “taraf” olmuşlar, halkı, özellikle gençleri, “Herşey çok güzel olacak” diye, patenti FETÖ’ye ait bir sloganla kandırmışlardı...

Bu uğursuz Batıcı-müsibet tayfanın, “herşey çok güzel olacak” demesinden sonra, Türkiye, peş peşe doğal felaketlerle karşılaştı...

Deprem, sel, yangın, patlama... Ve en son da bütün dünyayı kasıp kavuran pandemi...

Tamam, her şey bu cenabetler yüzünden oldu demiyoruz ama, bunlar böyle söyledikten sonra yaşananlar da ortada!

Halka yabancı, halkı küçümseyen, zaman zaman “halk düşmanlığını” gizleyemeyen bu Batıcı-üfürükten sanatçı taifesi, halkın seçimiyle iktidara gelmiş bir siyasi partiyi terbiyesiz ve küstah bir dille, sanki “Ana muhalefet partisi” gibi eleştirdi...

Bu boş beleş sanatçıların tamamının “CHP zihniyeti ürünü” olduğunu söylemeye gerek yok!

Bunlar hem terbiyesiz, hem utanmaz, hem yalancı “sanatçılar”(!)

Sanatçı dediğiniz, “sanatı” ile var olur,

sanatı ile konuşur,

sanati ile mesajını iletir,

insanı ve toplumu “sanatı” ile etkiler...

Nerde hani?

Bir de utanmadan kendi kendilerine “güzelleme” yapmışlar!

("Ülkesine, sevgiyle, onurla, özveriyle uzun yıllardır hizmet etmiş ve etmekte olan saygın sanatçı dostlarımız" diyor bildiri de... Ne hizmeti, cukkayı doldurdun, hizmetin o...)

Ulan bırakın da “halk takdir etsin” değil mi?

Hem halkı küçümsüyorsunuz, hem de “halkta bir karşılığınız olmadığını” görünce, kendi kendinize “güzelleme” yapıyorsunuz, ayıp denen bir şey var değil mi?

Ne diyordu rahmetli Ahmet Kaya, bu özünde ve sözünde “halk düşmanı” sanatçılar için:

“Be hey sanat hırsızı 

Be hey üretme kabızı 

Birazcık efendi ol!”

Birazcık efendi olun!

Bu sanat kabızları, sanatı ile varolamayınca, böyle bayağı, içi boş, üfürükten siyasi söylemlerle “bildiri” yayınlayarak gündeme gelmeye çalışıyorlar...

Bu boş beleş bildiriye imza atanlara baktığınız da, bir kaç istisna hariç, “sanatçı” denilecek sanatçı bulamazsınız!

Kendi “siyasi tarafgirliğini” sanat kılıfı altında perdeleyerek, bu tür aptal bildiriler yayınlamak, o referans verdikleri ve özendikleri Batı’da pek görülen bir şey değil!

Şimdilik size rahmetli Ahmet Kaya’nın bu parçasını armağan ediyorum;

Dinleyin, bu “sizin hikâyeniz...

(Entel Maganda, parçasını youtube'dan dinleyin, onu şimdi buraya uzun uzun yazmayalım...)

-IV-

Siz Ahmet Kaya’yı dinlerken bir kaç hususun daha altını çizeyim;

Birincisi; Sanatçıların olur olmaz, "siyasete soyunması"(!) normal bir durum değildir. 

İkincisi, ülkemiz için kritik süreçlerde, bunların birden bire "organize olup", gençleri, kendi izleyicilerini, halkı kandırmaya yönelik girişim ve açıklamaları, çok da "masûmâne" işlerden değildir... Bunları "organize eden el?", bunları bu derece "siyasete müdahele" konumuna getiren odak, "sanat kaygısıyla" hareket etmiyordur, bu kesin! Dolayısıyla, "Kim kışkırtıyor bunları?" haklı bir sorudur!

Üçüncüsü; Size “utanmaz, terbiyesiz” ve “halk düşmanı” sanat kabızları dedik...

Şu adına “bildiri” dediğiniz şeyi okurken, teşbih olarak değil, gerçekten bir kusma geldi, lavaboya zor yetiştim;

Şu “korkmuyoruz” dediğiniz bölümde...

Ulan, “darbe” olur ortalıkta görünmezsiniz, tanklarla toplarla, uçaklarla halka saldırılır, “demokratik cumhuriyetin meclisi bombalanır” ortalıkta yoksunuz, FETÖ ihaneti ülkeyi ahtapot gibi kuşatır ortalıkta yoksunuz, çünkü  tehlikeli –riskli durumlarda; geri nahiyenizde üç buçuk şiddetinde titreşimlerle, ya Bodrum’da ya yurt dışında kayaktasınız...

Ama, darbe bertaraf edilmiş, ülkeye ABD-FETÖ’nün çökmesine canıyla kanıyla direnmiş, halkın oyuyla seçilmiş, darbeyi püskürtmüş Erdoğan karşısında; “Korkmuyorsunuz”(!) öyle mi!

Bu kadar, bayağı ve iğrenç adamlardan “sanatçı” olur mu ya!

Bu derece bayağı "kolpa"yı, kenar mahalle bitirimleri bile yapmıyor, ama siz utanmadan "entel entel" yapıyorsunuz öyle mi?!

Tüh sizin bildirinize!

İşte bu bildiriyi okuyunca bu yüzden “kustum!”

Aslında, adına “bildiri” dedikleri bu aptal metnin, içeriği, dili, üslubu ve içindeki pisliklerle ilgili de bir kaç şey söyleyecektim, ama dediğim gibi, midem kaldırmadı!

Bodrumda villalarda, barlarda pavyonlarda keyif sürüp, "Günlük yaşamımızı sürdürmek konusunda zorluklar, çözümsüz sorunlar yaşıyoruz, mutlu değiliz, biliyoruz, sizler de mutlu değilsiniz" yollu söylemlerinizi rulo yapıp, yüzünüzdeki "halkın tükürük izlerini silmenizi" söyleyecektim... Ama dediğim gibi midem kaldırmadı...

Önceki ve Sonraki Yazılar