Bu sapık "Şağban" Odatv ve İsmail'in "şeyhi" olabilir mi?

Odatv ve İsmail, bütün sapık yapı ve kişileri olumlayan ve bir nevi onların "piarı" sayılabilecek haberlere imza atarken, nispeten eli ayağı düzgün olanlara da her türlü çamuru atıyor...

Niye?

Özellikle “kasıtlı olarak”- “tarikat lideri” diye tanımlanan sahtekar bir sapığın adiliği ortaya çıktıktan sonra, bu iğrençliğin, İslâm’a-Müslümanlara yönelik olumsuz bir algı oluşturmak amacıyla kullanılması kamuoyunda büyük tepki görüyor...

Bu Odatv denen operasyon sitesi, daha önce, Uzay Mekiği Challenger (Çalıncır)ın vidalarını gevşeterek düşüren kişi ve yapıyı da "tarikat" diye pazarlamıştı...

İsmail dersen ondan daha rezil bir şekilde, dolandırıcılık hikâyelerini "şehvetiye tarikatı" diye kitap yapıp köşeyi dönmüştü!

Şimdi aynı "tezgahı" birlikte, bu "sapık Şağban projesi" üzerinden yürütmeye başladılar!

Eyüp Fatih Şağban isimli bir sahtekâr sapık uzunca bir süre, “din sömürüsü” amacıyla, kendisini “tarikat şeyhi” olarak tanıtarak, ortamın da buna müsait olmasından dolayı, “din ticareti”ne başlıyor...

Bu rezil adamın önce, kendi konumunu sağlamlaştırmak amacıyla bazı yerlerden “icâzet” istediği ve kovulduğu da biliniyor.

Uzatmayalım; FETÖ gibi, “İslam üzerinden” projelendirilmiş yapıların devleti ele geçirip darbe yapmaya yeltendiği bir ortamda, “Şağban projesi”de pek alâ bunların bir uzantısı veya değişik bir şekli olarak görülebilir...

FETÖ’nün sapıklıkları-sapkınlıkları ile “Şağban” projesinin sapıklığı-sapkınlığı da birbiriyle boy ölçüşebilir! Şağban projesi elbette FETÖ kadar güçlenip palazlanmış değil!

Bir şeyin “hakikatine” saldırmak için, “sahtesini piyasaya sürmek”, sonra o “sahtelik” üzerinden hakikatine saldırmak emperyalizm ve CIA’nın ince taktikleri ile örülmüş aşağılık ve iğrenç bir yöntemdir!

Ve bu Türkiye’de olduğu gibi başka yerlerde de en çok denenen, denenmekte olan bir yönetmdir! IŞİD sapkınlığı üzerinden külliyen İslâm’ı ve Müslümanları “şeytanlaştırmaya” dönük kara ve kirli propaganda örnekleri halen cari...

Kısaca; Bu “Şağban” tarikât değil! (Günümüzde hakikatiyle tarikat-marikat kalmamıştır. Var olanlar bir çeşit STK niteliğinde yapılardır.)

Şağban tarikat değil ama, sürekli “tarikat lideri” olarak tarif ediliyor!

Niye?

-II-

Sapık Şağban bunların şeyhi mi?

Bu sapık Şağban projesi ile ilgili olarak çok ilginç bir durum var...

Odatv, normal, temiz, eli ayağı düzgün ne kadar “İslâmi yapı” ve isim varsa, bunlara, “dinci, din tüccarı, sahtekar” gibi yaklaşımlarla çamur atmaya, itibarsızlaştırmaya çalışırken, ne kadar “sapık” yapı ve kişi varsa, bunları olumlayan ve benimseyen bir yayın çizgisi izliyor! (Benzer bir sapık Mpsioğlu’ndan İhsan Eliaçık’a varıncaya kadar...)

Bu bile başlı başına yukarıda bahsettiğimiz “proje”den neyi kastettiğimizi izaha yeter aslında...

Bu olayda da Odatv ve medya organları aynı “yöntemi” uyguladılar... Odatv’nin, bu sapık Şağban’ı; “Tarikat lideri”, “Nurullah Efendi” “cici Cemaat” gibi tanımlamalarla piar yaptığı onlarca örnek var...

Yani bu “proje yapı”yı önce bu şekilde pazarlıyorlar, sonra sapıklığı ortaya çıkınca da, faturayı “İslâm”a kesiyorlar! İğrençliği görüyor musunuz?

Benzer bir yöntemi, İsmail Saymaz isimli gazeteci kılığındaki “operatör-manipülatör” de “Şehvetiye tarikatı” isimli kitapla yapmış, bu kitapta, dolandırıcılık hikayelerini ve bunların baş rolünde olanları “tarikat” diye isimlendirmişti...

Bunları göz önün alınca, insanın aklına ister istemez şu soru geliyor;

-Sapık Şağban acaba bunları şeyhi mi?

Zira, yalan bunlarda, manipülasyon bunlarda, İslâm düşmanlığı bunlarda... Kötü örnekleri İslam’a saldırmak için araçsallaştırma bunlarda...

-III-

“Bir sapığı "tarikat lideri" olarak pazarlamak" nedir?

Onlarca haberde “Fatih Nurullah güzellemesi” yapmak nedir? Bunu Erdoğan’a karşı bir “propaganda malzemesi” olarak görmek nedir?

Sabah gazetesinden Kenan Kıran, Odatv’nin, sapık Şağban’ı pazarlamasına dair yaptığı haberlerde, Uşşaki Vakfı’nın defalarca yaptığı açıklamaların hiçbirini dikkate almayarak, bu rezil adama ısrarla “Tarikat lideri, Nurullah efendi, Uşşaki Tarikatı lideri” demesine dikkat çekiyor;

Bu biraz tuhaf değil mi? Uşşâki Vakfı; 5 Ekim 2016, 15 Şubat 2018, 24 Şubat 2018 ve 2 Eylül 2020 tarihlerinde Fatih Şağban’ın vakıflarıyla hiçbir alakalarının olmadığını açıklıyor.. Oda TV; 4 senedir Fatih Şağban’ı Uşşaki Tarikati Lideri olarak pazarlıyor

"Masum bir iş değil..."

İslam’la, tarikatla, cemaatle, bir ilgisi olmamasına rağmen, ısrarla ve inatla, “cemaatler budur, tarikatlar budur” mesajı vermek için bir sapığı, İslâm’a, tarikata, cemaate eklemlemeye çalışmak “masum” bir iş değil!

 

Başka meslek ve yapılarda olunca; "suçun şahsiliği"... İslâmla bir şekilde irtibatlandırılmış sapıklar söz konusu olunca; "Bunların tamamı..."

Adiliğin, yavaşklığın, iğrençliğin kol gezdiği bir ortamda, her türlü "değerin" bir anda "değersizleştirildiği" bir vasatta, bu tür sapkınlıklar, rezillikler ortaya çıktığında, örneğin CHP otobüsünde çocuğa sarkıntılık yapan bir sapık tutuklandığında, tüm CHP'yi ve CHP'lileri suçlamayan -ki suçlanmaması gerekir-bir zihniyet, İslam'la bir şekilde irtibatlandırılan sapıklar ortaya çıkınca, bütün bir İslâm'ı ve Müslümanları hedef alan kirli bir algı operasyonuna girişiyorlar...

Nitekim, diğer meslek ve yapılarda benzer olaylar yaşandığında “suçun şahsiliği prensibine” vurgu yapan bu kirli “oda”lar ve “saymaz”lar, söz konusu İslâm’la bir şekilde irtibatlandırılan bu adamlar olduğunda, niye bütünü-geneli suçlayan yayınlar yapıyorlar?

İşte bütün bu, kasıtlı, maksatlı, belli bir amaç doğrultusunda “araçsallaştırılan” olayları görünce insanların aklına geliyor;

-Bu sapık Şağban sizin tarikatın lideri olmasın?

Yoksa, Müslümanlar, “tarikat nedir, şeyh kimdir” bilirler...

Önceki ve Sonraki Yazılar