Aykırı bir yazı...

Öncelikle ifade etmek isterim ki;

Resmî süreçlerden geçmiş Nikâh akdine, onun ulvîyetine, bereketine şiddetle inanırım.

Aksini, bereketsizlik, hanenin ve yaygın olması halinde ülkenin, beldenin üzerine Şânı Yüce Allah’ın lanetinin çökmesine vesile olduğuna inanırım.

Evli erkek ve kadının birbirlerine olan sadakatlerinin birbirlerini tanımadan başlaması gerektiğine inanırım;

Kadın ve erkekte bekareti şiddetle savunurum.

 Evlendiğim kadın, eşim Nüket, tanıdığım ilk ve son kadınımdır. Cennet arkadaşım O olsun.

Hanemde ve yatağımda ikinci bir kadın olması fikri beni rahatsız ediyor.

 “İmam nikahı” adına ülkemizde yapılan uygulamalarının,

resmî süreçten geçilmemesi ve mağdur tarafın kendini ispat etmek için zorunda olmasından dolayı alenilemediğinden dolayı,

İslamî nikah”ın usûllerine tam uymadığını düşünüyorum.

Mağdur kesimin, hemen daima kadınların olduğunu müşahade ediyorum.

Resmî görevli bir müftü tarafından yapılabileceğini, böylece insanların ihtiyaçlarının karşılanmasının gerekli olduğunu görüyorum.

***

Bana,

Üç aylık ömrün kaldı” cümlesi,

Evladın lutî oldu” cümlesinden sevimli gelir. Bu tarz sapıklıklar midemi bulandırır.

Hiçbir hal ve şartta tasvip etmediğim, kaç bin yıllık vakıa.

Düşmanımın hanesine uğramasın bu belâ.

***

Bir de toplumumuzun gerçeklerine, sahaya bakalım.

Cinsel sapkınlık almış yürümüş.

Zinaya ülfet peydah olmuş. LGBT gibi facialar ile beraber zikredilmesi gereken bu bela, kanıksandığı için,

En yakınlarımızın alenî olarak yaptıkları için,

Sevdiklerimizin pervasızca bu fiili işledikleri için,

Normal gibi gülerek karşılanıyor, elinin kiridir denebiliyor.

Elinin kiriymiş.

 Şu kadar bin yıldır mevcut olan lutîlerden kat kat fazla, bu zavallı insanları kullanan, kendini normal sayanlar var.

Evet varlar ve yanıbaşımızdalar. Bunlar İş arkadaşımız. Dostumuz. Akrabamız.

İşledikleri bu fena fiili, size de anlatıyorlar. Videosunu paylaşma cüretindeler.

Lutîler kendilerini gizlerler, onlar gizleme gereği de duymuyorlar.

Övünç kaynağı çünkü.

Bak bugün Allah’a karşı geldim diyerek, Fena fiillerinin alenileşerek normalizasyonu gibi, işlemekten daha büyük kötülüğe imza atarlar.

İçimizdeler.

***

Doğrusunu tarihçiler bilir, sınırlı da olsa, genelevlerin Osmanlı’da da olduğunu görüyoruz. Hatalıysam birisi düzeltsin.

Osmanlı da tarihin en eski mesleğine engel olamamış. Bunlar da ortada.

***

 Ortalıkta imam nikahlı olduğunu iddia eden, iki hatta üç kadınla evli erkekler var. Yakınen tanıdıklarımız var.

Muta nikahlı kaç kişi var ben bilmiyorum. Duyuyorum.

Etrafınızda gördüğünüz erkeklerin çoğu, ama gerçekten çoğu zani. Kadınların ne kadarı zani, hiçbir fikrim yok. Sayıca azlar diye umut ediyorum.

 

***

İstanbul sözleşmesi

Hukukçu değilim. Beni ilgilendirdiği için defalarca ince ince, sabırla okudum. İlgili kanunları inceledim.

Bir kere söylenildiği gibi toplumun cinsiyet algısını falan değiştirmek için yazılmamış.

İki lafından biri şiddet. Şiddet, şiddet, şiddet.

 Aile vurgusu ön planda. Derdi, kaygusu aile ve şiddet.

Net.

Bazılarının dediği gibi, “Aile denmiş, çünkü cinsel sapkınlıkların legalize edilmesi amacıyla yazılmış” hane yerine, değil.

Aile denmiş aileyi korumak için. Aileyi koruyucu bir belge.

İngilizce hane ifadesi çıkarılarak, ki bu kalsaydı o korkulan legalizasyon gerçekleşecekti, aksine aile desteklenmiş.

Bu güzelliğin bile tersine yorumlanması ne kadar acı.

 “Efendim İstanbul Sözleşmesi’ni fülan fülan kişiler istedi. Onun için bunda iyi niyet aranamaz.”

Bunu diyenler de var.

Hani bazen Allah zalimin eliyle mazlumun hakkını alırdı?

 İstanbul sözleşmesi’nin özeti,

Kadınlara ağırlıklı olarak uygulanan şiddeti önlemek için, savcıyı görevlendiren bir kanunun dayanağıdır.

İyi de olmuştur.

Mağdur kadın, karakola bildirim yaptığında amir hüküm gereğince savcı işleme başlar.

Artık kadının şikayetçi olup olmaması önemli değildir.

Net.

LGBT legalize falan edilmemekte. Hüsn ü kuruntunuz. Yanlış analiziniz, paranoyaklığınız.

Sözleşmenin aksine bir ifade.

 Sanki toplumuzda nikahsız yaşayan (bir çoğu imam nikahlı) yok. Onların hakkını hangi madde ile korumayı planlıyorsunuz acaba?

Bir kısmının imam nikahına bile gerek görmediğini biliyorsunuz değil mi?

 Sözleşme bir vahiy mi? İçinde beğenmediğiniz varsa oturun değiştirin.

Evdeki hanım kardeşlerimin hakkını koruma işini, at hırsızı tiplere bırakmayın ama.

 Lutîler?

Sözleşme insanları lutî mi yapıyor?

Komiklik. Bunu iddia etmek komikliktir.

Legalize mi ediyor? Hayır.

Bu erkekler zavallı. Acınacak haldeler. Tamam.

Peki Lutîlere eziyet hakkını size kim veriyor efendi?

Becerebiliyorsan tedavi et.

 Vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar