Kanserli bireylerin LGBT+ bireyleri kadar kabul görmediği sorunsalı

Daha önceki yazılarımda genel kültür düzeyinde kanser kavramına anlamlar yüklemeye çalıştım. Her yazdığım yazının geri planında da tedavime devam ettiğim için kanserin hastalık boyutunu ve psikolojik yönünü çok daha iyi idrak ediyorum.

*

Geçtiğimiz günlerde Ümit Özdağ’ın bir röportajını takip ettim. Orada beni ilgilendiren söylem, “Türkiye’de onkoloji uzmanı kalmadı” oldu. Burada ilginç bir örnek vermek istiyorum. Teyzelerimden biri Almanya’da uzun yıllar Onkoloji’de hekim olarak görev yaptı. Şu an memlekete döndü ve Eskişehir’de Kadın Hastalıkları bölümünde uzman hekim olarak hizmet veriyor.

*

Allah bizleri Onkoloji uzmanlarından mahrum bırakmasın. Neden böyle ifade ediyorum? Ülkemizde aslında yeni sayılacak kavramlar olan Nükleer Tıp örneği ile devam edeyim; Nükleer Tıp ömür kısaltır, kıymetli okuyucu… Onkoloji de aynı şekilde bir ömür törpüsü çünkü Türkiye’deki onkoloji merkezlerinin büyük çoğunluğuna baktığınızda alan yetersizliğinden de kaynaklanır düzeyde bir sıkışmışlık görebilirsiniz.

*

İnanın yaşayan şahidiyim. İstanbul’un en büyük hastanelerinden birinde Kartal Şehir Hastanesinde tedavi alıyorum ve resmen onkoloji bölümü hastanemizin 100’de 1’i… Fakat Nükleer Tıp, Pet ve ışın ünitesi bu alana dahil edilip hizmet alan vatandaş dağılımına baktığınızda devasa bir yetersizlik sizleri karşılıyor.

*

Tüm bu kamusal eleştirileri bir yana bırakıp toplum psikolojisine çevirelim yönümüzü… Kanserli bireylerin moral , motivasyon kaynağı olabilecek merkezler biliyor musunuz? Eğer biliyorsanız mutlaka benimle paylaşın. Çünkü kendi adıma değerlendirdiğimde kanserli bireylerin toplumda ayırt edilir, kabul görür bir yanları yok. Bu ifadeleri kullanıyorum çünkü hastalığımı hiç bilmeyen bir tanışıkla karşılaştığımızda kendisi bana “kel” esprisi ile takılmak istedi.

Bir süredir LGBT topluluğunun ekonomipolitiği ile ilgili okumalar ve incelemeler yapmaktayım. Ülkemizde başta Norveç, İsveç, İsviçre, Hollanda ve İngiltere (benim henüz karşılaştıklarım) büyük elçiliklerinin bu topluluğa ayırdığı fon ve fonladığı projeleri incelediğimde bu konuyu dile getirmek istedim. Verilerle bu konuyu köşemde derinlemesine inceleyecek kadar ömrüm olmayabilir. Abartmıyorum. Sadece bir gazeteci için 20-30 yıl gerekli bu tabloları analiz etmeye…

*

Konuya çok yakından örnekle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi özelinde çok sayıda istihdam imkanından tutundan maddi kaynaklara kadar söz konusu topluluğa kapıları açmıştır.

Biraz zülfü yâre dokunacak belki ama sayısı LGBT topluluğunun 10 katı olan kanserli bireyleri fonlamak yoksa ölü yatırım mı?! Ne dersiniz?

Önceki ve Sonraki Yazılar