Mehmet Sadi Bayazıt

Mehmet Sadi Bayazıt

sen saati bulan bir medeniyetin değil saatli bombayı icat eden bir medeniyeti tercih ettin

mehmet-sadi-bayazit-foto-cami.png

sen saati bulan bir medeniyeti değil saatli bombayı icat eden bir medeniyeti tercih ettin

Yabancılaşmanın bir toplumu nasıl çürütüp yozlaştırdığını anlatan kült filmleri de mi seyretmedin?

sen saati bulan bir medeniyeti değil

saatli bombayı icat eden bir medeniyeti tercih ettin '

...

Mesela sen yerli olamazsın, lafını edersin ama olamazsın

istersen üç kuşak buralı ol, istersen paşazade çocuğu ol,

medeniyetini kültürünü geleneğini inancını sevemediğin insanlarla, aynı tastan çorba içemezsin, aynı mahallede gezemezsin, miğden kaldırmaz...

Sen ki, sana yar olmayan halkın,

'ölmeye müstehak' olduğuna iman etmişsin.

Cehalet bir akıl tutulmasıdır, düzeltilebilir bir durumdur.

Ama yabancılaşma duygusal bir intihardır...

Duygusal bir zehirlenmedir. Pan zehiri yerli olmaktır,

yerli kalmaktır.

 

Senin hayalinde ki dünya, Central parkta,

senin hayalinde ki dünya , Hyde parkta,

Brodway de atıyor senin kalbin,

Milano'da, Cannnes'te atıyor.

Hiç sevmedin ki İkitelli'yi, Alibeyköy'ü, Bağcılar'ı, Dudullu'yu

Okmeydanı'nı, Sultangazi'yi, Eyüb'ü, Kasımpaşa'yı.

Akşamları, bazen sabahları döndün.

 

Sadece uyumak için, ama hiç sevmedin

sevemedin...

nişantaşını sevdin, beyoğlunu sevdin, bebeği, bebek cafeyi hep sevdin.

O yüzden de binlerce ağacı keyiflerinin kahyaları için kesip,

 'cennet gibi'' yerlerde oturan ama cennete inanmayan beyaz türk hayatlarının hayalini kurdun.

 

Sanat aşkından çok daha önce, bunun için tercih ettin afilli gösteri dünyasını.

 

Hiç sevmedin, gültepeyi, bayrampaşayı ,sarıgaziyi

esenleri.

Akşamları, bazen sabaha karşı döndün, sadece uyumak için.

Çile çekmiş sanatçıları önder bildin mesela, onların şiirlerini şarkılarını tüttürdün, ama asla onların çektiği çilenin herhangi birine bile talip olmadın.

Konforu erdeme tercih ettin.

Çile çeken her ozan yerliyken, sen onu bir yabancı artist gibi sevdin.

Kilosu ağırsa değerinden kıymetinden

kaçınılmazmış aradaki farkı rol yaparak kapatması izzetinden nefsinden.

Ramazana ramo

Muhammede mami ,Zekeriyaya zeko

Nazana nez, Teomana teo...

Her yerli ismi utanç gibi taşıdın, o yüzden daha batılı daha çağdaş yaptın söylenişini...

Akşamları, bazen sabaha karşı döndün uyumak için

 

ama hiç sevmedin,sevemedin varoşları...

Edebiyatından çok ekmek yedin ama sevmedin

sevemedin,

onların kırık dökük cahil zevksiz demode kitsch

ama sapına kadar yerli yaşam tarzlarını

Toplumuna yabancılaşan insan üstüne

yazılmış ve neredeyse atasözü olmuş sosyolojik tezlere alakan, nefret ettiğin halkından kaçtığın yazlığın, ve dahi kimi çıtırlardan daha fazla değildi madem,

bir yabancılaşmanın bir toplumu nasıl çürütüp yozlaştırıdığını anlatan kült filmleri de mi seyretmedin?

kült romanları da mı okumadın ?

Yabancılaşmanın defalarca tanıklığını etmiş koca insanlık tarihine de mi bakmadın ?

Belki edebiyatını felsefesini yaptın, belki seyrettin

ama hiçbir zaman içselleştirmedin yerli olmayı...

jenerikle beraber bırakıp çıkıp gittin.

 

Sen 19 yüzyılda donup kalmış, tüm yaşam haritasını

 

hala pozitivist ve oryantalist bir bakış açısıyla belirleyen

kibirli bir hormonlu aydın hacivattın...

halkın ise, eğitilmesi gereken

kaba saba cahil ve dürüst karagöz.

Newton'a, Kopernik'e, Galileo'ya, Da Vinci'ye, duyduğun muhabbeti

Floransalı Vincenzo bile duymazken,

Tıp bilimin kurucusu İbn-i Sina'ya,

cebirin ve algoritmanın babası astronom ve matematikçi

Harezmi' ye, Roma imparatorluğunun kullanıp çöpe attığı,

Hristiyan dünyasının ciddiye bile almadığı Aristo'yu, gönlünde filozof bilerek eserlerini tamamlayıp - yorumlayıp batıya tanıtan, rönasans'ın meçhul mimarı İbn Rüşd'e,

Kopernik'in teorisini temel aldığı matematikçi ve astronom El tusi'ye , Doğu İslam feslefesinin zirvelerinden Şeyh Galip'e

bir kasaba cami imamı gibi bakman bile ele veriyor tiksintini...

Sen sıfırı bulup insanlığa bedelsiz armağan eden bir medeniyeti değil, patent tescilini bulan,

''birde sıfırı bulaydık

paranın ...na koyardık''

diyebilen bir medeniyeti tercih ettin.

 

Sen saati bulan bir medeniyeti değil,

saatli bombayı icat eden bir medeniyeti tercih ettin.

 

İşte yabancılaşman bu kadar acıklı ve derin.

Eğer inanmış olsaydın, yabancılaşmanın bir kültürel zehirlenme, cehaletin giderilmesi mümkün geçici bir akıl karışıklığı, bir akıl tutulması olduğuna,

kendi medeniyetine yabancılaşmanın bir duygu zehirlenmesi

onursuz bir hafıza kaybı olduğuna,

yabancılaşmanın cehaletten daha fena bir hal olduğuna

inanmış olsaydın

 

eşitliği ve özgürlüğü sadece kendin için istemezdin.

Önceki ve Sonraki Yazılar