Mekteb-i Suffa'yı diriltme zamanı...

Hep söyleriz ya; eğitim şart…

Eğitim için de öğretim şart!

Bu iki kavram birbirinden ayrıldığı zaman, ucube bir sonuç ortaya çıkar.

Eğitim ve öğretim, tüm kurum ve kişileri kapsayacak kadar geniş ve önemli husustur. Her kurumun üstleneceği eğitim ve öğretim elbette kendi alanı dahilinde olur. Her hâlükârda duyarsız kalınması söz konusu olamaz…

Ancak bu kavramları adeta bir kurumun sırtına yükleyerek üstesinden gelmesini bekliyoruz…

Bilginin kişilere yüklenmesinden sonra, sahiplerine kabul ettirilmesi ve uygulamaya sokulması şarttır. Aksi takdirde bu eylem anlamsız kalacaktır.

Bu durumun bir örneğini bugün yaşamaktayız: Covid 19 illeti ve onu yok etmek için verilen mücadele…

Sadece ülkemiz değil tüm dünya bu virüsü yenmenin mücadelesini vermektedir.

Ekranlarda, seminerlerde, telekonferanslarda virüsün tanımı yapılmakta, onu yenmenin yolları topluma anlatılmaktadır.

Her ülke kendi Bilim Kurulu’nu oluşturmuş, bu kurullar düzenli olarak yaptıkları toplantılarla yol haritasını belirlemekte, toplumu uygun bir lisanla uyarmaktadırlar.

Yani bilgilendirme, düzenli ve koordineli bir şeklide yapılmaktadır. Toplumun tamamına yakını da bu bilgilendirmeden haberdardır.

Peki, sonuç nedir?

Sonuç vahim… Vakalar her geçen gün artıyor!

Bu durumda şunu söylemek mümkündür: Öğretim başarılı ama eğitimde sınıfta kaldık.

Bu süreçte MMT, yani Maske, Mesafe ve Temizlik formülü beyinlere kazındı…

Ama kafelerde izdiham var, MMT uygulanmıyor.

Plajlar tıka basa dolu, MMT “S.O.S” veriyor…

AVM vb. yerlerde MMT’yi aramakla bulmanın imkânı yok.

Caddeler farklı bir âlem…

Birkaç gün önce, güvenlik kamerasına yansıyan görüntüde maskesiz vatandaşın, yolda yürürken yerde gördüğü maskeyi alıp ağzına takması öğretimdeki başarıyı, eğitimdeki zâfiyeti özetler niteliktedir…

Tüm bu olumsuzlukların yanında, tedbirlerin uygulanması hususunda dikkatlerden kaçmayan, takdir edilesi bir görüntü veren, fotoğraflara yansıması dahi insanın huzurunu artıran bir ortamın varlığını zikretmemek haksızlık olur.

Camiler ve cemaatin MMT, yani maske, mesafe ve temizliğe riayeti…

Camilerde, milletin faydasına olan kurallar harfiyen uygulanmaktadır.

Bu görüntünün oluşması aslında doğal bir sonuçtur. Çünkü camiler eğitim merkezleridir…

Mescid-i Nebevî incelendiğinde eğitim, aynı zamanda öğretim göze çarpmaktadır. İnsanlık adına, insanlığın hayrı için tüm çalışmalar bu mescidde yapılmış, neticesinde Asr-ı Saadet hâsıl olmuştur. Ashab-ı Suffa ile ilk üniversiteliler topluma kazandırılmış, Mescid-i Nebevî’den yayılan bu eğitim ve öğretim ruhu tüm dünyayı kuşatmıştır.

Bugün camilerde Covid 19’a karşı alınan tedbirlerin karşılık bulması bu ruhun varlığını göstermektedir.

Bu mekânlardaki olumlu ortamın meydana gelmesi kendiliğinden oluşmamıştır. Mabedlerin iç ve avlu organizasyonunu, neticesinde mevzubahis tablonun oluşmasını,ilgili kurumlarla koordineli çalışan Din Görevlileri’nin gayretli ve hassas çalışması sağlamıştır.

Zor bir dönemde, mabedlerde böyle güzel bir sonucun karşımıza çıkması, camilerin eğitimde daha fazla değerlendirilmesi hususunu ön plana çıkarmaktadır.

Gelin bu konuyu tartışalım, mescitlerin etki alanını genişletelim,

İmkânlarını artıralım…

Bunun sonucu olarak da Asr-ı Saadet’in kapılarını yeniden açalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar