İnsanEşref-i Mahlukat mıdır, Yoksa “Eşerr-i Mahlûkât” mı!?

Tekrar ederiz sürekli“eşref-i mahlûkat” kavramını, yani yaratılmışların en şereflisidir ifadesini…

İnsanı özel kılmıştır âlemlerin yaratıcısı… Aklı! olan, insanın bu özel durumunu fark eder hemen…

Doğruyu anlar, doğru işler yapar. Yanlışı idrak eder, yanlışın peşinde koşmaz.

Âdem’dir, Allah’ın halifesi olma unvanını taşır.

Mükerrem bir varlıktır, özel bir makama sahiptir.

Dünyaya hükmeder, insana ve insanlığayön verir…

İnsan bu üstünlüğünü aklıyla mı elde eder? İnsanı özel kılan aklı mıdır gerçekten!?

Akıl çok ama çok büyük bir değerdir. Yaratıcının insana verdiği çok büyük bir nimettir.

Ancak bu akıl nimetinden faydalanan sadece insanlar değildir. Tartışmalı bir konu olsa dahi hayvanların da akıl nimetine sahip olduğunu söylemek mümkündür.Ama hayvanlar eşref-i mahlûkat kavramının sınırları dâhilinde değildir.

İnek ot yiyeceğini aklıyla kavrar ve tarlada otlar, taş yemez. Ancak sahibi ona kendi tarlasında otlaması gerektiğini kabul ettiremez. Komşusunun tarlasından otlaması sebebiyle dövmesi de onu o tarladan otlamaktan men edemez. Hatta yediği dayağın sebebini de anlayamaz.

Bu durum hayvanın akıl taşıdığı, aklıyla yiyeceği bulmasına karşılık, şuuru ve düşüncesi olmadığı için yediği dayağa rağmen kafasını komşunun tarlasına uzatmaya devam etmesi sonucunu ortaya çıkarır. Hayvanın düşünme yeteneği bulunmuş olsaydı dayak yememek için bile bile aynı hatayı tekrar edip ot yemek için kafasını komşunun tarlasına uzatmazdı.

Akıl, insanı eşref-i mahlûkat yapmaya yetmiyor. Zira Allah Teâlâ, “Ant olsun ki, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık; Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır” (‘Arâf, 7/179) ayet-i kerimesinde eşref-i mahlûkat olarak ilan edilen insan hayvan seviyesine, hatta hayvandan daha aşağı bir konuma düşürülmektedir.

Burada bir kavram daha ortaya çıkmaktadır: “Eşerr-i mahlûkat”, yani“Yaratılmışların en şerlisi”

Enfâl 8/22’de, “Allah katında, yeryüzündeki canlıların en kötüsü gerçeği akletmeyen sağırlar ve dilsizlerdir” ifadesiyle insan kast edilmekte ve akıl sahibi insan “eşerr-i mahlûkat” olarak tanımlanmaktadır.

Ayette, insanın gözü olmasına rağmen kör, kulağı olmasına rağmen sağır, aklı olmasına rağmen akılsız ilan edilip eşerr-i mahlûkat seviyesine düşürülmesinin sebebi nedir?

Yaratıcının mesajlarını işitip düşündükten sonra kabul edenler eşref-i mahlûkat, bu ilahȋ mesajı işitmesine rağmen düşünme melekesini kullanamayanlar eşerr-i mahlûkat sınıfındandır.

Bu ifadelerden sonra insanı eşref-i mahlûkat yapan şeyin “düşünme yeteneği” ve “düşünce”si olduğunu söylemek mümkündür.

Silahı barış için kullanan eşref-i mahlûkat, terör için kullanan eşerr-i mahlûkattır. Düşünen insan silahı terör ve cinayet için kullanmaz… Barışı ve huzuru tesis etmek isteyen kişi de akıl sahibidir, terörist de… Ancak ikisi arasında “düşünebilme” farkı vardır.

Eşref-i mahlûkat olan;

Allah’a ve Peygamber’e itaat eder, şeytanı ve amellerini reddeder.

Dünya ve ahirette huzura taşıyan Rahmanȋ yolu takip eder ve bu yolun yolcularını arkadaş olarak seçer.

Fitne, kargaşa, huzursuzluk üreten şeytanȋ yolun yolcularından uzak durur.

Ahlak sahibidir.

Güvenilen kişidir.

Zulmetmeyendir, zulme karşı dik durandır.

İftira ve yalanlara tevessül etmeyendir.

Mevki, makam ve şöhret için entrika peşinde koşmayandır.

Aklını kiraya vermeyen, idrak sahibi olandır.

Tüm bunların doğruluğunu düşüncesiyle idrak edip yanlışa meyletmeyendir.

İnsan, manevȋ ve ruhanȋ gıdalarla beslenirse eşref-i mahlûkat makamına ulaşabilir… Mevlana’nın ifadesiyle; "Efendi, nefsinin emîri; köle ise, esîri olandır." 

Diğer taraftan eşerr-i mahlûkat olan;

Fitne, fesat üretir, bozgunculuk yapar.

Nefsi arzularının peşinde koşar.

Esfel-i safilindir, yaratılmışların en alçağıdır.

Nankördür, inkârcıdır, yalancıdır.

Düşün(e)mez, doğruları idrak edemeyip yanlışlarla yürür…

Allah insana tercih hakkı vermiştir. Ya Eşref ya da Eşerr…

Aklını kullanıp düşünme melekesi ile bu tercihini yapar insanoğlu!

Önceki ve Sonraki Yazılar