Covid19’a Bir De Bu Pencereden Bakalım

2019 yılının son döneminde Çin’in Wuhan kentinde bir virüs türedi ve tüm dünyayı esir aldı. Bir yılı aşmasına rağmen salgın hala kontrol altına alınabilmiş değildir.

Biz de bu hafta Covid 19 salgınına ayetler penceresinden bakmaya karar verdik. Kendi yorumlarımıza fazla yer vermeden ilahi uyarıyı sizlere aktarmayı düşündük.

İlk insan olan Hz. Âdem’in yaratılmasıyla Allah Teâlâ insanları yanlışa sapmamaları hususunda uyarmış, uyarı dikkate alınmadığı zaman uyarının şekli ve ağırlığı değiştirilmiştir.

Peygamberlerin sonuncusu olan Hz. Muhammed (s.a.v)’in ümmeti de ayetlerle ve onu hadis-i şerifleriyle uyarılmaktadır.

Konuyu dağıtmadan gelin ilahi uyarılara dikkatimizi verelim: “Ant olsun ki, senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik. Ardından boyun eğsinler diye onları darlık ve hastalıklara uğrattık.” (En’am 6/42)

Uyarma görevi ile gönderilen peygamberler inkâr edilmiş, uyarılar dikkate alınmamış, ardından hastalık ve felaketler onları yakalamıştır.

“Hiç olmazsa, onlara bu şekilde azabımız geldiği zaman boyun eğselerdi! Fakat kalpleri iyice katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını câzip gösterdi.”(En’am 6/43)

Musibetler fırsat olarak görülmeli, yapılan hata, zulüm ve isyanlardan vazgeçilmelidir. Ders çıkarılmazsa sıkıntının büyüyerek devam edeceği bilinmelidir.

“Kendilerine yapılan uyarıları unuttuklarında, (indirmiş olduğumuz sıkıntı ve musibetleri kaldırıp) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Nihayet kendilerine verilenler yüzünden şımardıkları zaman onları ansızın yakaladık, birdenbire onlar bütün ümitlerini yitirdiler.”(En’am 6/44)

İnkârlarına karşı Allah Teâlâ cezalarını daha da artırmak için onlara bütün nimetlerin kapılarını açtı, bol rızık ve nimetlere gömüldüler. Nimetin gerçek sahibine şükredecekleri yerde zevk ve safaya daldılar, Allah’ı unutup şehvetlerine teslim oldular. İşte böyle tam bir sarhoşluk ve dalgınlık anında Allah onları yakaladı, neye uğradıklarını bilemediler, ne yapacaklarını düşünmekten âciz kaldılar ve helâk olup gittiler.

“Böylece zulmeden toplumun kökü kesildi. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.”(En’am 6/45)

Zulüm ve isyanda sınırı aşan kişi veya toplumların kökü kesilir. Bu Allah Teâlâ’nın hükmüdür. Zulmü durdurma gücüne sahip olup da sessiz kalanın, duyarsız davrananların akıbeti de aynıdır.

Önceki ümmetlerin başına gelenler ayetlerde haber verilirken, aslında onlardan sonra dünyaya gelecek olan tüm insanlar uyarılmaktadır.

Şimdi hep birlikte hafızamızı yoklayalım!

Myanmar’da bir millet dünyanın gözü önünde soykırıma uğradı. Dünya sadece izledi…

Doğu Türkistan’da masum insanlar Çin işkencesi altına inim inim inliyor. Dünya yine sessiz…

Filistin’de bir millet yok ediliyor, gözünü oraya çeviren yok…

Suriye’de çocuklar soğuktan donarak ölüyor. Videosunu izleyip birkaç iç çekerek geçiştiriliyor…

Esad’ın yandaşları kadınların namusunu kirletiyor. Dünya üç maymun rolünü oynuyor.

Covid 19 musibeti dünyayı kapladı. Bilimsel olarak doğrulanmış olan yöntemlerin uygulanması elbette önem arz eder. Bununla birlikte, ayetlerdeki uyarılar ışığında hareket edip yanlışlarımızın farkına varmak ve yanlışlarımızı düzeltmek için çaba göstermek gerekir. Bireysel veya toplumsal yanlışlar…

İnsanoğluArâfSûresinde de aynı dille uyarılıyor ki, mesajın ciddiyetinin farkına varılsın.

“Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, ora halkını, (peygambere başkaldırdıklarından ötürü bize) yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.”(Arâf 7/94)

“Sonra kötülüğü (darlığı) değiştirip yerine iyilik (bolluk) getirdik. Nihayet çoğaldılar ve: «Atalarımız da böyle sıkıntı ve sevinç yaşamışlardı» dediler. Biz de onları, kendileri farkına varmadan ansızın yakaladık.”(Arâf 7/95)

“O (peygamberlerin gönderildiği) ülkelerin halkı inansalar ve (günahtan) sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereket kapıları açardık, fakat yalanladılar, biz de ettikleri yüzünden onları yakalayıverdik.”(Arâf 7/96)

Bazı toplumlar şeytana ve nefislerine uyarak vahyin ve peygamberlerin uyarısını dikkate almamış, bunun neticesinde Allah Teâlâ böyle davrananların kimini hemen cezalandırmış, kimini de bir müddet mühlet verip müreffeh bir hayattan sonra ansızın yakalamış ve helâk etmiştir.

Hırsızlık, yetim hakkını gasp etme, rüşvet alıp-verme, adam kayırma, ikiyüzlülük, tecavüz olayları, şehvet peşinde koşma, eldeki makamı korumak için haksızlığa sessiz kalma vb. zulümlere meyletmeler toplumun genel karakteri haline gelmesi felaketin habercisi olduğu bilinmelidir.

İmansızlık, namazsızlık,ahlaksızlık, tesettürsüzlük ve tesettüre ihanetin toplumu esir alması felaketi davet eden etkenlerden olduğu unutulmamalıdır.

İlahi uyarı net verilmiştir. Ya yanlışların muhasebesi yapılır, doğru olan yol tercih edilir. Ya da musibetin daha ağırı gönderilir!

Allah Teâlâ bizlere basiret ve feraset ihsan eylesin…

Önceki ve Sonraki Yazılar