Ayasofya’nın Hortlattığı Hazımsızlar ve Fetih

Fetih açmak demektir…

Fetihle Mekke’nin kapıları, İstanbul’un surları, Anadolu’nun engin dağları Müslümanlar için açıldı…

Fetihle huzur, güven, selamet elde edilir… Zaten fetih, bu yönüyle Haçlı işgalinden ayrılır.

Fetih ihya eder, işgalin yaptığı ise imhadır.

Bu sebeple fethi başaranlar gururla anılırken, işgale sebep olanlar lanetlenirler.

Ayasofya fethin mührüdür. “Açma”nın merkezidir. Bu sebeple Ayasofya’nın müzeden Ayasofya-i Kebir Camii Şerif’e dönüşümü de fetihtir.

Kapıları Müslümanlar için yeniden açıldı.

Fetihten önce İstanbul’un kuşatılıp kuşatılmaması tartışması yapılırken Fatih, Akşemseddin, Molla Güranî gibi önderler olumlu görüş bildirirken, Halil Paşa ve muhalifler karşı görüş beyan etmişlerdi. Muhalifler, “hazır değiliz, Haçlılar üzerimize gelir ve her şeyi kaybederiz” düşüncesini taşıyordu.

Nihayetinde 1453 yılında fetih gerçekleşti…

Dönemim ileri gelenlerinden biri Sultan Fatih’e , “Hamdolsun! Ulemanın duasıyla İstanbul’u aldık” sözleriyle, Sultan Fatih’i zaferden soyutlama telaşına düşmüş.

Daha sonra,âlimler huzurunda kullanmış oluşundan dolayı pişmanlığını dile getiren Sultan, muhatabına öfkeyle şu cevabı vermişti:“Molla! İkiyüzlülüğe gerek yok. Kendi kılıcımla aldım. Sizden himmet ve yardım almamışımdır.”

Sultan Fatih, bu cümlelerle duayı küçümsememiş, duanın arkasına saklanıp ikiyüzlülük yapan, itibar suikastlığına soyunan kendini bilmezlere ders vermişti. Dahası, muhalif olup zaferden nemalanmak isteyenlere fırsat vermemişti.

Tarih tekerrürden ibarettir…

Ayasofya fetihtir. Fetih de zaferdir.

Fetihten önce yalpalayanlar, engel olmak isteyenler, sulandırmaya çalışanlar veya ciddiye almayanlar zaferden mahrum olan nasipsizlerdir.

Zulüm 1453’te başladı” zihniyetine sahip olanlar yeni fethi hazmedemediler veBizans tarafında olduklarını yüksek sesle dile getirdiler.

Ayasofya’nın açılmasını hazmedemeyen ama oluşacak olan tepkilere verecekleri cevapları bulunmayanlar bu yeni fethi sulandırma gayretindedirler.

10 Temmuz’a kadar ağzına Ayasofya’yı almayanlar, bugün kahramanlığa soyunma yarışındalar.

Ayasofya’yı cami şekliyle hayal dahi etmeye korkanlar,ana ekranlarına Ayasofya’yı çoktan duvar fotoğrafı yaptılar…

Ayasofya’nın bir an önce ibadete açılması gerektiğini dile getirenlere, “ortalığı karıştırmanın zamanı değildir” diyenler, ilginçtir ki ilk fırsatta Ayasofya ile özçekim yaparak eleştirdiği kişilerden çok önce Ayasofya’yı sosyal ağlarda paylaşıma soktular…

Tüm bunlara rağmen; sevinmek ve gurur duymak her Müslümanın hakkıdır… Tabi bu sevinebilenler için!

Şimdi net konuşalım: Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılması bir fetihtir. Bu fethin Fatihi de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır.Fethin askerleri de, kutlu mabedin ibadete açılması için çırpınan, açıldıktan sonra da zafere sevgi ve heyecanla eşlik edenlerdir.

“İstanbul bir gün fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.”

Selam olsun fethin Fatihine…

Selam olsun fethin askerlerine…

Selam olsun fethin coşkusunu yaşayan ümmete…

Fethin gerçekleşmesine şahit olduk. Allah Teâlâ bu fethi, yeni fetihlerin habercisi eyler inşaellah…

Peki! Yeni fetihlere hazır mıyız?

 

Mehmet Kumaş

Önceki ve Sonraki Yazılar