Yalancılar ve Sahtekârlar Ansiklopedisi

Yalancılar ve Sahtekârlar Ansiklopedisi, aldatma ve aldatılma olgusunu işliyor. Bazen bir şeylerin dışarıdan görüldüğü gibi olmadığını çok sonra öğrenirsiniz, bazen de hiç öğrenemezsiniz. Öldüğünüzde eğer inançla ilgili fahiş bir hata yapmamışsanız, öteki dünyada yanlışınızı hatırlatacak kimseyi bulamazsınız. Yanlış yaşayıp yanlış ölmüşsünüzdür ve bir yanıyla yanlış bilgiler hayatınızda pek bir şeyi değiştirmemiştir.

Roelf Bolt, sağlam bir araştırmayla bazı gerçeklerin perdesini aralamış. İlk başta gazete kupürü ile başlayan uğraş, daha sonra (kendi ifadesiyle) gigabaytlar dolusu makaleye, kamyon dolusu kitaplara dönüşmüş ve sonunda bu kitap ortaya çıkmış.

Kitapta tanıdığımız tanımadığımız pek çok kişi ve olaydan örnekler var. Olaylar arasında kronolojik bir sıra değil, alfabetik bir sıra takip edilmiş. Bu tercih de iyi bir tercih olarak değerlendirilebilir. Aradığınız konuya kolayca ulaşabiliyorsunuz. Eğer okurken yeni ufuklara açılmaya hazır bir okuyucuysanız bir anda hiç beklemediğiniz olaylardan beklenmedik çıkarımlar yapabilirsiniz. Bu yüzden bu kitabı zevk için yavaş yavaş okumalısınız. Birkaç dikkat çeken örnek vererek kitabın içine girelim…

Çok tanıdık bir örnekle başlamak isterim…

Yazar, ülkemizde de çokça yaşanan sahte aforizmalar sorununa el atmış. ABD'nin 16. başkanı Abraham Lincoln'den örnekler veriyor. Anlatmaya çalıştığı şey aslında ona ait olmayan kimi sözlerin onun imzasıyla kullanılması... Üstelik bunu kullananlar arasında Başkan Ronald Reagan ve oğul Bush'a kaybeden Al Gore da var. Bizim ülkemizde de sahibi bazı devlet ileri gelenlerine ait olduğu iddia edilen birçok söz her yerde ikna amaçlı kullanıma sokulmuyor mu? Hatta mahkeme duvarlarında imzasıyla sahici sahici bizlere bakmıyor mu? Bu ilginç konuyla ilgili daha önce başka bir site için incelemeye çalıştığım "O Laf Hamingway'in Değil" isimli kitaba göz atabilirsiniz. O kitapta bizlerin yaşadığına benzer pek çok aldatılma hikâyesi mevcut.

Normandiya Çıkarması ile ilgili anlatılanlar da bir başka yalanın ve sahtekârlığın konusunu teşkil ediyor. 1944 yılında gerçekleştirilen çıkarmanın 65. yıl dönümünde paraşütle değil ikmal gemisiyle yapıldığı ortaya dökülüyordu. O zaman şu filmlerde gördüğümüz paraşütle inen askerlere Almanlar tarafından açılan ateşi ve havada son nefesini veren ABD askerlerini ne yapacağız? Dahası cesaretlerinden dolayı kahraman ilan edilen askerleri ve ölümü göze alıp Avrupa’yı kurtaran cesur şehitleri(!).

Yazarın verdiği bir başka örnek yakın zamanlarda yaşadığımız Körfez Savaşı ile ilgili. Fakat bu konu hakkında gizemli bir şey yok. Irak'ın işgali için birtakım deliller gerekiyordu ve bu delilleri George Bush ve o sırada İngiltere Başbakanı Tony Blair biliyordu. Sadece güvenlik nedeniyle açıklamalar kısıtlı tutuluyordu. Burada bahsedilen sahte bir mektup. Nijer'in Roma Büyükelçiliğinde kaleme alınan ve Saddam Hüseyin hakkında abuk sabuk iddialara yer veren bir mektuptu bu. Biz işin mektup kısmına tam hâkim olmasak da koalisyon güçlerinin Irak'a girmek için bahane aradığını biliyorduk. Nitekim seneler seneler sonra acı gerçekler ortaya çıkacaktı. Failler ise eli kolu serbest bir biçimde aramızda dolaşıyor. İçlerinde barış elçisi olan bile var.

Son bir örnek skandalla yazıyı bitireyim istiyorum. Hitler dönemine ait yaşananlar sadece Yahudilerle ilgili olanlar değil elbette. Öyle bir İsrail-Yahudi lobisi oluştu ki Hitler denilince aklımıza sadece Auschwitz geliyor. Konu şu: Konrad Kujau isimli sahtekârın biri elinde Hitler'e ait 60 ciltlik bir günlük olduğunu iddia ederek bunu ünlü Alman dergisi Stern'e tam 9 milyon Alman markı karşılığında satıyor. Günlükler yayımlanmaya başlayınca ise meraklı tarihçiler her şeyi ortaya çıkarıyor. Birçok örnek var ama sadece bir örnek vererek kapatayım: Defterlerin kapağı polyester içeriyordu. Hâlbuki polyester Almanya'da savaş sonrası üretilmişti. Peki, bir tane daha: Hitler'in yazısı... Uzaktan yakından Hitler’in yazısına benzemeyen bu yazı muhakkak ki başkasınındı. Üstelik Hitler, yavaş yavaş ilerleyen felçten mustaripti. Hatta 1944'ün 20 Temmuz'unda son anda kurtulduğu suikast girişiminde yaralanmış ve elleri bandajlanmıştı. Günlükte o gün de vardı, hem de el yazısıyla...

Yalancılar ve Sahtekârlar Ansiklopedisi'ni kesinlikle ve kesinlikle tavsiye ederim. Domingo Yayınlarından çıkan ve Roelf Bolt tarafından yazılan kitap hem bilgilenmek hem de eğlenmek için okunabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar