Mai ve Siyah mı, Halid Ziya Uşaklıgil mi?

Mai ve Siyah ilk olarak Servet-i Fünun dergisinde 1896 yılında yayımlanmaya başlayan bir eser. Kitap olarak basılışı bu tarihten 2 sene sonra, 1898 yılında söz konusu olmuştur. Fakat eser üzerinde son düzenlemelerin yapılışı 1938 yılında gerçekleşmiştir.

Piyasada yer alan baskılar 1938 yılında yapılan son düzenlemeye aittir. Yani bizlerin okuduğu baskılar bahsettiğim son düzenlemeleri içeren baskılardır. Teknik bir bilgi olarak şunu da vermek isterim ki piyasada iki tür Mai ve Siyah baskısı bulunmakta. Benim tavsiyem açıklamalı orijinal metin uyarısı olan kitapları edinmeniz. Çünkü bu yolla Halid Ziya Uşaklıgil’in akıcı anlatımından uzaklaşmamış olacaksınız.

Halid Ziya Uşaklıgil, 1865 İstanbul doğumludur. Ailesi aslen Uşaklıdır ve daha sonra İzmir’e taşınmıştır. Uşakizade ya da Uşaklıgil buradan gelmektedir. Halid Ziya aynı zamanda Atatürk’ün eşi Latife Hanım ile de akrabadır. Onun bu yakınlığı bürokrasiye de yansımış ve devlet içinde etkin olmuştur. Biri daha sonra intihar edecek iki oğlunun vazifeleri de bu şekilde kazanılmıştır.

Fakat Halid Ziya’nın İttihat ve Terakki döneminden kalma etkinliğini de görmezden gelemeyiz.

 Mai ve Siyah için çok şeyler söylenebilir. Halid Ziya, etkileyici ve ayrıntılı anlatımıyla, olaylar arasında kurduğu bağlarla ortaya son derece başarılı bir kurgu çıkarmıştır. Can sıkıcı noktaları, okuyucunun değiştirmeye çaba göstereceği pek çok yeri olsa da Türk edebiyatının en iyi eserleri arasında gösterilmeyi hak etmektedir. Esasında roman türü eserlerde evvela kurgu düşünülür. Fakat Halid Ziya’nın anlatımı ya da bu eseri onun yazmış olması eseri daha bir değerli hale getiriyor. Buradaki akıcılık, konu bütünlüğü zaten eseri belirli bir noktaya taşıyor. Üstüne de Halid Ziya’nın üslubu eklenince okuması daha keyifli bir eser meydana gelmiş oluyor.

 Mai ve Siyah, Ahmed Cemil merkezinde gelişen olaylar ve onun hayal kırıklıklarıyla, acılarıyla beraber ilerliyor. Talebelikten iş hayatına atılmak zorunda kalan bir gencin yüklendiği ağır sorumluluk ve hayallerini gerçekleştirme çabası zaman zaman büyük hayal kırıklıkları eşliğinde yürek burkucu biçimde ifade ediliyor. En yakın arkadaşının gözleri önünde aşama aşama yükselişi kendisinin ise aşama aşama düşüşü kitabın ismiyle yani Mai ve Siyah’la daha bir anlamlı hale gelmektedir. Ahmed Cemil’in yaşadıkları ve çevresinde gelişen olaylar eserin ana konusudur. Babası öldükten sonra ailesinin sorumluluğunu üzerine almak zorunda kalan Ahmed Cemil, hayallerini ertelemek zorunda kalacaktır. Onun bir anda kolsuz kanatsız kalması, daha doğru bir tabirle hayata karşı tek ayak üstünde yakalanması hayatında önemli değişikliklere neden olacaktır.  Tercüme yaparak ailesini geçindirmeye çalışması ve burada çok düşük ücretlerle zaman kaybetmesi yeni kararlar vermesine yol açacaktır. Sonrasında ise genç bir gazete yazarı olarak eniştesi ile ortak bir matbaa işine girecek ve bu işte başarılı olamayacaktır. Çünkü Halid Ziya, öyle bir enişte karakteri çiziyor ki öyle bir adamla bırakın anlaşmayı konuşmak bile mümkün değildir.

Eserde bir dönemin cemiyet hayatına ait işaretler görülebilir. Ahmet Cemil ve arkadaşlarının iş çıkışı gittikleri yerler, belirli alışkanlıklar eğer Halid Ziya bir ütopya kurgulamadıysa kitabın yazıldığı tarihi de dikkate alırsak belirli bilgiler veriyor diyebiliriz. Yazar, son derece batılı bir çevre ve cemiyet hayatından bahsediyor. Eserin yazıldığı döneme bakarsak ve eğer bu düzenlemeler cumhuriyet kurulduktan sonra yapılmış düzenlemeler değilse İkinci Abdülhamid dönemine denk geliyor. Sultandan en çok şikâyet eden, onu en çok eleştirenlerden biri kendisidir oysa. Onun despotluğundan dem vuran, onun özgürlükleri yok ettiğini düşünen de kendisidir. Fakat görüyoruz ki kurgu da olsa son derece özgürlükçü bir ortam var.

Halid Ziya Uşaklıgil’in ayrıntılı ve doyurucu anlatımı esere ayrı bir güzellik katmaktadır. Arkasında pek çok eser bırakan yazar Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Mai ve Siyah için bir ‘kırık hayat hikâyesi’ ifadesi çok uygun düşmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar