Germinal; kaybedenlerin bir kez daha kaybettiği bir eser

Germinal, Émile Zola’nın en tanınmış eseri. Fransa’nın kuzeyinde maden işçilerinin küçük hayatını konu alan kitapta bir yaşam mücadelesi ortaya konuyor. Kendilerini gündelik yaşamın açmazlarından bir sınıf mücadelesi içerisinde bulan işçilerin sömürüye ve ihlal edilmiş haklarına karşı direnişi gerçekten son derece etkileyici ifadelerle süslenmiştir.

1885 yılında yazılan eser, Zola’nın kendini tam manasıyla gösterdiği eser olarak da değerlendirilebilir. Bir yanda maden işçilerinin diğer yanda da sermaye sahiplerinin çektiği sıkıntıları görüyoruz. Farklı hayatlar ve farklı gündemler yerini bir süre sonra ortak dertlere bırakacaktır.

 Ölüm tehlikesi kısa süre içerisinde farklı sebeplerle de olsa cebinde parası olanlara da uğrayacaktır.

Germinal’de anlatılan direniş ve mücadeledir. İşçilerin zor yaşam şartlarına başkaldırması Etienne isimli bir işçinin yol göstermesi ile olacaktır. Esasında Etienne, ustabaşını tokatlayıp işten atılmış bir beyaz yakalı. Şimdi geldiği maden işçilerinin yaşadığı mahallede o da onlar gibi bir işçidir. Zor şartları daha yakından görme imkânı yakalamış ve onların yaşadığı acıları yaşamaya başlamıştır. Tek yolu isyan olarak gören genç adam beklemediği şekilde destek bulur ve bir kanlı direnişin fitiline kibrit çakar.

Bu direnişle rahatı bozulan sermaye sahipleri arkalarına orduyu ve bürokrasiyi de alarak işçilerin isteklerine karşı koymayı tercih edeceklerdir. Parasızlık, sefalet, yokluk ahlaki olarak da işçileri bozmuştur.

Sadece nefes almaya yetecek kadar zamanları ve paraları olan bu grup insani özelliklerini de yitirmiştir. Zola’nın ahlaki çöküntüyü anlattığı fakat pek de eleştirmediği bölümler edebi anlamda kendi karakteristik özelliklerini yansıttığı bölümlerdir aynı zamanda.

Roman içinde yazardan yorum ya da ahlak bekçiliği beklemek doğru değil.

Bunu Zola’dan beklemek hiç doğru değil.

Fakat gönül isterdi ki kendi kurguladığı dünyada en azından kahraman olarak ortaya koyduğu kişiye ahlak bahşetsin. Ama yazar bunu yapmıyor, yapmak istemiyor. Tek hayal kırıklığı bu değil elbette. İşçilerin haklı oldukları davayı nasıl haksız duruma getirdikleri, patronların yaptıkları haksızlıkları ilk fırsatta tekrarlamaya meyyal oldukları apaçık ortaya çıkarılıyor.

Bu anlamda Zola’nın kimseye acımadığı da bir gerçek. Normalde okuyucunun ahlaksızın da ahlaksızı, şeytandan da beter karakteriyle yazarın ayaklarımızın altına serdiği dükkân sahibi Maigrat’ın ölümüne sevinmesi, bundan memnuniyet duyması beklenir. Çünkü yazar bizleri bu adama karşı öyle bilemiştir ki ölümüne sevinmemek artık mümkün değildir. Dünyanın en kötü hasletlerini bu adamda toplamış ve adeta onu tüm dünyanın düşman olması gereken karakter olarak sunmuştur. İşte böyle bir adamı kaza eseri öldürüp ona kalabalığın kadınlar eliyle işkence yapmasına müsaade etmesi az evvel haklıyken haksız duruma düşmeyi en iyi biçimde anlatmaktadır, üstelik bu kötünün de kötüsü adamı masumlaştırmaktadır.  Zola, gerçekliği en somut ve kusursuz haliyle aktarma gayesiyle mi yoksa şahsi intikam gayesiyle mi hareket etti bilemiyorum. Kendi kurguladığı karakterden okuyucudan daha fazla mı nefret etti bunu da bilemiyorum. Keşke dünya edebiyat tarihinde bu konu tartışılsa…

Hayal kırıklıkları bununla da bitmiyor. İşçilerin mücadelesi ve verdikleri kurbanlar geleceğe bir devrim umudu olarak ışık saçabilirdi. Fakat yazar, naturalizme sadık kalıp ütopyaya şans vermemiştir. Amacı toplumcu da diyebiliriz, siyasal bir bakış açısı olmasaydı ütopyaya şans verip bunu şahsi ilkelerini çiğnemek olarak görmeyecekti. Edebiyat yapma uğruna proleteryanın gelecek ümidini kırmayı göze almış ve kendisine güvenen milyarlarca insanı hayal kırıklığına uğratmıştır. Émile Zola, olan biteni tüm çıplaklığıyla bazen de gereksiz ayrıntılarla süsleyerek anlatan bir sanatçı. Germinal’de de bunun örneklerini açıkça görmekteyiz. Asıl mesele bu çizgiyi ısrarla koruması ve bunun için insanlığı ve çokça övdükleri hümanizmi görmemesidir.

Germinal’i kaybedenlerin bir kez daha kaybettiği bir eser gözüyle okumak en güzeli sanırım.

Önceki ve Sonraki Yazılar