31 Mart vakası, "İrtica mı, İngiliz oyunu mu?"...

31 Mart Vakası, tarihimizin resmi tarih ideolojisine kurban gitmiş ve karanlıkta kalmış sayfalarından biri olarak dikkatleri çekiyor. Birçok olay gibi bu olay da kitaplarda okutulduğundan farklı bir biçimde cereyan etmiş ve sonuçları itibarıyla büyük zararlara neden olmuş bir olaydır. Bu anlamda Mustafa Müftüoğlu'nun kaleme aldığı diğer eserler gibi "31 Mart Vakası: İrtica mı İngiliz Oyunu mu?" kitabı da öncesiyle sonrasıyla gerçekleri anlamaya hizmet eden faydalanılması gereken bir eser hüviyetindedir. Malumdur ki belirli konuları konuşmak ya da belirli konuları resmi tarihin dışında anlatmak sakıncalı sonuçlara yol açabiliyor. Mustafa Müftüoğlu, ateşe dokunmaktan korkmayan yazarlardan biri olarak tarihi gerçeklikleri anlatarak hepimizi cesaretlendiriyor.

 

31 Mart Vakası, 1909 yılının 13 Nisan'ında gerçekleşiyor. Hicri olarak 31 Mart 1325'e denk geldiği için de bu olaya 31 Mart Vakası deniliyor. Çoğu zaman karışıklığa sebep olan bu tarih değişikliğinin takvim farklılığından kaynaklandığını belirtmek isterim. Elbette farklılık sadece isimlendirmede değil olayı değerlendirmede de yaşanmaktadır. Sultan 2. Abdülhamid'in tahttan indirilişinin bu olaydan iki hafta sonra olması 31 Mart Vakası için “darbeye giden yol” ve hatta “darbenin ta kendisidir” değerlendirmelerini güçlü kılmaktadır.

Kitapta olayların büyümesinde etkin olan Avcı Taburları hakkında bilgiler verilmekte ve söz konusu grubun etkinliği, kumandanların genelinin İttihat Terakki üyesi olduğu anlatılmaktadır. Bu kadro karşısında sultanın yapabileceği pek bir şey yoktu. Sultanın düşüşü öncesinde iyice çevrelendiğini, sarayın içine kadar giren ve en yakınındaki kişilere kadar herkesin planın bir parçası olduğu sonradan ortaya çıkmış gerçeklerdir. Yazar Mustafa Müftüoğlu, 31 Mart Vakası için "meşhur irtica oyunu" ifadesini kullanıyor. Nitekim bunun bir İngiliz planı olduğu sonraki aşamalarla kendisini iyice belli edecektir. Resmi tarihe göre ise bu meşum vakanın mucidi ve teşvikçisi Sultan Abdülhamid'dir. Her şeyi o tertiplemiş fakat sonunu getirememiştir. Yine resmi tarihe göre Hareket Ordusu koşarak yetişmiş ve bu tertibi bozmuştur. 

Vakanın başrollerinde olan Derviş Vahdeti ile Prens Sabahaddin hakkında etraflı sayılabilecek bilgilerin yer aldığı bölümde salt Abdülhamid nefretinin kişileri devletine, milletine hainliklere nasıl sürükleyebileceği örneklendirilmiştir. Özellikle Sultan Reşad'ın Prens Sabahaddin'le olan anısı dikkat çekicidir. Prens Sabahaddin’in İkinci Abdülhamid’e olan kini konuşmalarda fazlasıyla görülmektedir.

Belki 31 Mart Vakası'nı kutsallaştıran ve resmi tarihin taraf olmasına neden olan şey sultanın düşüşü ve Hareket Ordusu'nun ilerleyişidir.

Burada kahraman olarak gösterilen ve olayları daha da büyümeden durduran(!) ordunun kozmopolit yapısından pek bahsedilmez. Oysa yazara göre o orduyla beraber bütün Türk düşmanları Türk ve Müslüman çıkarlarını korumak üzere(!) yola çıkmış ve olayları nihayetlendirmiştir. Yılmaz Öztuna'nın değerlendirmesinde ise söz konusu ordu içinde genellikle Sırp, Bulgar, Yunan, Makedon ve Arnavut çeteciler bulunmaktadır.

Olaylarda basının rolü, iftiralar, cinayetler ve ortaya çıkan karışıklıkla beraber meydana gelen kaos ortamı olağanüstü kararlara yol açmış ve tarihin kırılma anlarından birini oluşturmuştur. Olayların sultanın tertibi olduğunu söylemek ise İkinci Abdülhamid'in reddettiği ancak resmi tarihin pek hoşlanmadığı sultana karşı girişilecek eylemlere meşruiyet kazandırma çabasından başka bir şey değildir. Bununla beraber 31 Mart Vakası'nın finalinde İttihatçıların planı ile sultanın tahttan indirilmesi ve Osmanlı'nın çöküş dönemine girmesi vardır. Kendi iktidarının altını oyan böylesi olayların sultan tarafından çıkarıldığını düşünmek sınır tanımayan nefretin ve intikam arzusunun bir tezahürüdür.

Gerçek Yayınları'ndan çıkan 31 Mart Vakası: İrtica mı İngiliz Oyunu mu? resmi tarihin kalıplaşmış çizgisini aşan, korkusuz anlatımıyla zevkle okunabilecek, yakın tarihe meraklı okuyucuların fazlasıyla istifade edeceği bir eser olarak tavsiye edebileceğim bir kitaptır.

Önceki ve Sonraki Yazılar