Meseleyi "yanlış yere" taşıyorsunuz beyler!

Her meseleye “trol” seviyesinden ve perspektifinden yaklaşım sergilemek, maalesef kimseye bir şey kazandırmıyor!

Bunu kabul etmemiz gerek!

Siyasette taraf olmak, bir partiyi desteklemek, diğer partilerin görüşlerine karşı olmak, eleştirmek, yanlışını doğrusunu söylemek, yazmak çizmek elbette her siyasi görüşten herkesin en doğal hakkı…

Ama, sosyal medyanın –itici gücüyle- çoğu zaman “etkileşim azgınlığı” ile en temel doğruları bile “trol çapına” indirgemek, her hadiseye bu çarpık bakış açısıyla bakmak zamanla “çarpılmış” siyasi taraftarlar üretiyor!

Karşı tarafı "haklı" konumuna getiriyorsunuz!

Çarpıklık ve çarpılmışlık derinleşiyor, iki taraflı toplum yalan ve yanlış bir şekilde yönlendiriliyor

Birincisi, bu tarz, siyaseti her anlamda “seviyesizleştiriyor”, çirkinleştiriyor…

İkincisi; “trol”bakışı hangi tarafa aitse, karşı tarafı daha da “haklı konumuna” getiriyor…

Mersin’de yaşanan saldırı vesilesi ile gündeme getirilen, CHP’nin “Tutuklu gazeteciler raporu”…

Dünden beri olay, buna indirgendi maalesef, 10 yıl önce hazırlanmış bu raporda, “hükümlü gazeteci” olarak bulunan birinin, 10 yıl sonra, Mersin’deki alçak saldırıyı gerçekleştirenlerden biri olması!

Yanlış yapıyor, yanlış düşünüyorsunuz!

Bu o teröristi “CHP’nin gazetecisi” yapmaz!

Bugün iktidarı destekleyen beş altı gazetenin aynı manşetle çıkması çok ama çok tuhaf bir durum!

Yani siz, CHP’nin HDP ile, HDP’nin PKK ile ilişkisini her türlü eleştirin… Eleştiriyorsunuz da zaten… Henüz çok sağlam ve haklı bir dil geliştirememiş de olsanız bunu yapıyorsunuz zaten!

PKK terörü ile arasına mesafe koymamış bir siyasi parti ile, “iktidar ortaklığı pazarlıkları” yapmak, suç ve suçun sınırları konusunda bile akla şüpheli durumlar getirirken, on yıl önce “gazetecilikten” cezaevine girmiş birinin, bugün bu alçak saldırıyı gerçekleştirmiş olması ve bu teröristin CHP raporunda yer alması, onu “CHP’nin gazetecisi” yapmaz!

Yanlış yapıyor, yanlış düşünüyorsunuz!

Aynı raporda, o dönem “İBDA-C’den hükümlü” gazeteci Şükrü Sak da var… Bu çarpık yaklaşımla, “Şükrü Sak da mı CHP’nin terörist gazetecisi?” oluyor o zaman?

Halbuki Şükrü Sak, siyasi kimliği, tavrı ve duruşu ile bilinen bir isim…

Dünya görüşü ve politik tavrı itibariyle CHP ile hiçbir ilgisi de yok!

(Hatta, geçtiğimiz günlerde CHP’li Eren Erdem’in şikayeti ile tekrar cezaevine girip çıkmış bir gazeteci…)

Buna rağmen, Şükrü Sak’a da mı “potansiyel terörist” muamelesi yapacaksınız? Veya yapılmasını istiyorsunuz?

Eleşirin; CHP’nin HDP ile ilişkinisin… Eleştirin; HDP’nin PKK ile arasına hiçbir mesafe koymayan tavrını!

Ama “10 yıl önce” cezaevinde yaşanan haksız hukuksuz uygulamaları, düşüncelerinden dolayı cezaevine atılan gazetecileri raporlaştıran, o raporda ismi geçen birinin, “10 yıl sonra” böyle bir alçak saldırı gerçekleştirmesi üzerine, -sırf CHP’yi eleştirdiğiniz zannıyla- o kişiye “CHP’nin gazetecisi” demek, bir “trol seviyesi, bir trol yaklaşımı”dır, öncelikle bu seviyeden kurtulmak gerek!

Bir yanlış başka bir yanlışla düzelmez!  

Yanlış yapıyorsunuz;

Polisi şehid eden o terörist, vaktiyle gazetecilik mevzularından hapis yatmış. Şükrü Sak'ta, Nedim Şener de, Tuncay Özkan da... Benzer şekilde diğer bir çok gazeteci de...

Buradan hareketle CHP'ye “trol taarruzu” çirkin değil mi? “Teröriste sahip çıktı”(!)...

Yanlış yapıyorsunuz, aslında şu an “PKK terörü ile arasına mesafe koymayan HDP ile ilişkisi” başlı başına ülke güvenliği için ciddi bir tehdit olan CHP’yi eleştirecekseniz bu noktadan eleştirin!

Yoksa, adamlar “müneccim” mi, nerden bilsinler 10 yıl önce cezaevinde olan birinin “10 yıl sonra” böyle bir alçak saldırıyı gerçekleştireceğini?

Bir yanlış başka bir yanlışla düzelmez.

Şiddet içermeyen muhalif gazeteci, bakın tekrar ediyorum şiddet içermeyen eylemleri / yazıları/ söylemleri sebebiyle hapse atılmış gazeteciler, düşünce adamları için, istikbalde terörist olma ihtimaline binaen, peşin mahkum edemezsiniz!

Bu insanlara “potansiyel terörist” muamelesi yapamazsınız!

Yarın iktidar değişir, siz tutuklu gazeteci olursunuz. Hukuk bu kafayla bu şekilde kategorize edilemez! Yanlış yapıyorsunuz.

Suç, işlendiği vakit suçtur! İşlenmeden önce, bu potansiyel var diyerek mahkûm etmek, yarın sizi de potansiyel mahkûm yapar!..

Önceki ve Sonraki Yazılar