Çöplükten bir servet yaptı

Çöplükten bir servet yaptı

Lucy Walker adlı Brezilyalı sanatçı Rio'nun çöp dağlarında geri dönüşüm işçileri için yaptığı proje 20 yaşında

“Çöpe atılan ve geri dönüşüme giden bir tek kutunun bile önemi çok büyük. Çünkü 99, yüz değildir ve bir kutu büyük bir değişim yaratacaktır.” Bu sözler Rio de Janerio’daki “Jardim Gramacho” (Gramacho Bahçeleri) isimli dünyanın en büyük çöplüğünde çalışan atık işçisine ait. Yaygın deyişle “çöp toplayıcısı”, Valter dos Santos, geri dönüşüme gönderilen bir kutunun öneminden söz ederken yaptığı işin insanlar tarafından fark edilmesini arzuluyor ve sürekli çöp “üreten” insanlar için kendi önemini vurguluyor, Lucy Walker’ın bu yıl Oscar’da da yarışan belgesel filmi “Çöplük”te (“Waste Land”).

Müzikleri Moby’ye ait olan ve İstanbul Film Festivali’nde bugün son kez gösterilecek “Çöplük”, Brezilyalı ünlü fotoğrafçı Vik Muniz üzerinden ilerliyor. Walker ve Muniz işbirliğiyle ortaya çıkan filmde Muniz, Jardim Gramacho’daki atık işçilerini fotoğraflayıp bu eserleri dev boyutlu hale getiriyor. Ve geri dönüştürülen binlerce çöple süslüyor. Atık işçileriyle birlikte çöpten yaratılan bu eserler, Londra’da bir açık arttırmada satılıyor ve Brezilya’nın önemli galerisinde sergileniyor. Elde edilen gelir de işçilerin ihtiyaçlarına ve örgütlenmesine harcanıyor. Muniz, “Sanat insanların hayatlarını değiştirebilir mi ya da hayatı daha yaşanır kılabilir mi?”, bunu keşfe çıkıyor.

Bu fikir, “Çöpe attığımız her şey birden kendiliğinden yok olmuyor” diyen Walker’ın aklına 10 yıl önce gittiği New York çöplüğünde düşmüş: “Oradaki imajın gücü ve bir zaman bizim olan şeylerin hemen yok olmadığı, orada kaldığı ve birileri tarafından ayrıştırıldığı fikri beni çok etkiledi.”

Yaratılan eserlerin bir sihirbazlık numarası gibi olduğunu ve değersiz olan şeyin sanatla nasıl değerli hale geldiğini söylüyor: “Değersizmiş gibi gözüken çöpün fotoğraflarını çekip inanılmaz paralara satıyorsunuz. Burada aslında biraz değeri sorgulamak gerekiyor.”

Her şehrin büyük çöplükleri olduğu, “gelişmiş” veya “gelişmekte olan” ülke ayrımının yapılamayacağı bir gerçek Walker için: “ABD’de durum daha vahim aslında. Çünkü daha fazla çöp var. Her şey paketli ve insanlar daha fazla tüketiyor. Rio ile tek farkı sadece burada geri dönüşüm bilincinin az olması. Etkileyici olan şeyse Brezilya’daki insanların bu geri dönüşüm sürecini kendi elleriyle yapıyor olması.”

Filmde gördüğümüz ve hikâyesini dinlediğimiz 7 karakter var. Jardim Gramacho Geri Dönüşüm İşçileri Derneği’nin başkanı Tiaõ, işçilere her gün yemek yapan İrma, iki çocuk annesi 18 yaşındaki Suelem, çöpten kazandığı hayatla geleceğini kestiremeyen İsis... Her gün kamyonlar dolusu çöpün içinde her sınıftan insanların hayatlarını ayrıştırıyorlar. Hangi poşette nasıl bir hayat var? Atık işçilerine özel bir analiz: “Çöpün fakirse, sen de fakirsin.”

Sürekli çoğalttığımız çöpü ayrıştıran işçilerin derdi görünür olmak ve yaptıkları işin değer görmesi. Bu iş hem zahmetli hem de ciddi bir çevre bilinci gerektiriyor:

“İngiltere’de bir sözümüz vardır. ‘Azalt, tekrar kullan ve geri dönüşüm yap.’ Her ne kadar bunun üzerinden para kazansalar da tüketim arttığında onlar bundan mutlu olmuyor. Kesinlikle çevre konusunda bir bilinçleri var. Daha az çöp atılmasını ve geri dönüşümün uygulanmasını, insanların bu konuda bilinçlenmesini istiyorlar. Brezilya’ya gittiğimde aslında hangi tip insanlarla karşılaşacağım, çevre konusunda ne düşünüyorlar ve nasıl davranacaklar diye endişelendim. Ama beni karşılarına alıp uzun uzun bu çöplerin çevreye ne kadar zararlı olduklarını anlattılar. Bu insanlar kesinlikle bencilce yaklaşmıyorlar.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.