Ufuk Coşkun yazdı; Erdoğan Kürtlerin de lideridir!

Ufuk Coşkun yazdı; Erdoğan Kürtlerin de lideridir!

Fatura Kürtlerin hak ve taleplerine dönük cumhuriyet tarihinin en köklü adımlarını atan bir lidere kesilmeye çalışıldı. Bugün hala Kürtlere ne hak verdiniz ki diyorlar.

Erdoğan Kürtlerin de lideridir

Kürtler cumhuriyet tarihinde ilk kez Erdoğan hükümetleri döneminde huzur ve refaha ulaştı. İlk kez itibar ve hizmet gördü.

Diyarbakır'da cezaevinde kendi oğluyla üç saat boyunca tek bir kelime Türkçe bilmediği için konuşamayan annenin dilini Recep Tayyip Erdoğan özgürleştirdi.

Sezai Temelli, "vadedilmiş topraklar" diyerek burayı Yahudilerin toprakları olarak gördü, Erdoğan ise “vatan toprakları” olarak bağrına bastı.

2005 tarihinde Diyarbakır’da devlet tarafından Kürtlerin varlığının tanındığına yönelik müthiş bir konuşma yapmıştı.

O gün Erdoğan “Büyük devletlerin hatalarıyla yüzleşebilen devletler olduğunu” ifade ederek bir bakıma Kürtlerden de özür dilemişti. Onlara her defasında kardeşlerim diyerek hitap etti ve bu hiçbir zaman lafta kalmadı.

Bir taraftan Kürtçe seçmeli dersler, Kürtçe özel okulların açılması, Mardin Artuklu Üniversitesi bünyesinde Cumhuriyeti’in ilk ‘Kürdoloji’ bölümünün açılması, Kürtçe TV ve radyoların hayata geçmesi, Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un Resmi Gazete'de yayınlanarak yasalaşması, Kürtçe köy isimlerinin iadesi gibi demokratik adımlar peş peşe atıldı.

Sadece demokratik adımlar değil ekonomik olarak da bölgeye çok ciddi hizmetler yapıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son 12 yılda Doğu ve Güneydoğu'ya yapılan yatırımlar için verdiği rakam 100 Milyar dolardı. Bugün daha da arttı. Cumhuriyet tarihinde bu kadar yatırım bu bölgeye yapılmadı.

AK Parti iktidara geldiğinde Doğu ve Güneydoğu'nun toplam kamu yatırımları içindeki payı yüzde 7 civarındaydı bu rakam 2013’te yüzde 15’e yükseliyor. Yani iki katından daha fazla kamu yatırımları yapılmış.

Her ile yapılan yatırımları ayrı ayrı yazmak için yerimiz müsait değil. Sadece Şırnak’tan örnek vereyim siz anlayın.

Şırnak’ta 2002 yılında 237 olan işletme belgeli konaklama tesisi yatak kapasitesi, 2014 yılında 674’e; konaklayan kişi sayısı 16.053’ten 67.542’ye yükselmiş.  112 Acil istasyon sayısı 1’den 15’e, 112 Acil ambulans sayısı ise 1’den 33’e çıkarılmış. (4 Kar Paletli Ambulans)

Şırnak’ta Helikopter Ambulans ile 132 hasta, uçak ambulans ile 41 hasta ileri merkezlere nakil edilmiş. Yoğun bakım yatak sayısı 2002 yılında 5 iken, 2014 yılında 63'eyükselmiş. Üniversite, özel yatak sayılarıyla birlikte bu rakam 91 olmuş.

Şırnak’taki turizm öncelikli belediyelere yapılan yardımlar 2002-2015 yılları arasında yaklaşık 596 Bin TL. 1.896 konut, 2 Lise,  20 İlköğretim Okulu, 6 Ticaret Merkezi, 2 Kamu Hizmet Binası yapılmış.  UYAP kapsamında Şırnak merkez ve ilçelerine 1 Milyon TL yatırım yapılmış.

1.521km asfalt yapımı 8 köprü-viyadük yapımı 17 km oto-korkuluk çalışması 20 iyileştirilen kaza kara noktası yapılmış. Şırnak‘taki tüm belediyelere 2003-2015 döneminde genel bütçeden ayrılan 754 Milyon TL’lik payla birlikte İlbank A.Ş.‘nin bu dönemde Şırnak’a yaptığı yatırım ile sağladığı kredi ve destek miktarı 849 Milyon TL.

Kentin 2002 yılında 23 milyon dolar olan dış ticaret hacmi, 2014 yılında 729,3 milyon dolara ulaşmış. 2002 yılında yalnızca 9 il doğalgazdan faydalanıyorken 2015 yılında bu sayı 74’e ulaşmış.  Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı'nda 2013 yılında 453 olan uçak trafiği 2014'te 2.299'a, 39.074 olan yolcu trafiği sayısı da 252.247'ye yükselmiş.

 Şırnak’ta görev yapan öğretmen sayısını son on üç yılda 1.849’dan 6.635’e yükselmiş.  Şırnak’taki Sağlık Bakanlığı hastanelerinde 2002 yılında hiç Hemodiyaliz Cihazı yokken ve sadece 2 USG (Ultrason) cihazı varken 2014 yılında 15 USG, 25 Hemodiyaliz Cihazı tahsis edilmiş. Böyle uzayıp gidiyor.

Varın diğer illeri siz hesap edin.

Peki, tüm bunlara karşılık PKK ve HDP ne yaptı?

KCK yönetimi 11 Temmuz 2005 tarihinde “savaş amaçlı baraj" söylemiyle ateşkesi bitirdiğini duyurmuştu hatırlarsınız.

15 Temmuz tarihinde KCK Yürütme Konseyi "Yeni süreç, devrimci halk savaşıdır" dedi. 20 Temmuz tarihinde yine KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık tarafından yapılan açıklamada "Halka silahlanın, meşru savunmanızı yapın" çağrısı yapıldı.

Buna rağmen ne denildi biliyor musunuz? “Erdoğan iktidarlığı uğruna savaş başlattı!” Böyle namussuzlar.

O dönem bir yılda 2000’den fazla terör eylemi gerçekleştirilmiş olmasına rağmen muhalefet terörü değil de Erdoğan’ı kınamayı tercih etti.

 Kısacası fatura Kürtlerin hak ve taleplerine dönük cumhuriyet tarihinin en köklü adımlarını atan bir lidere kesilmeye çalışıldı. Bugün hala Kürtlere ne hak verdiniz ki diyorlar.

Ufuk Coşkun / Parantez Haber

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.