Ufuk Coşkun yazdı; Bunun adı gazetecilik değil!

Ufuk Coşkun yazdı; Bunun adı gazetecilik değil!

Ufuk Coşkun bugün rezil bir habere daha imza atan Cumhuriyet gazetesinin kirli şeceresini özetledi!Cumhuriyet'in bu rezil manşetlerini daha önce duymuş muydunuz?

Şehit Mursi’nin ellerine kelepçe takan emperyalizmin kuklaları, Erdoğan için de aynı densizliği yapmak için 2013 yılı Haziran ayında Taksim’de toplanarak geniş çaplı bir operasyon tertiplemişlerdi.

Meydanlarda ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı’na hakaret edildiği bir ortamda Cumhuriyet; “ İsyan Günleri” manşetini atıyordu.

Gezi operasyonunu kışkırttıkça kışkırtı.

Sonra tırlardaki malzemelerin terör örgütü DEAŞ'a gittiğini öne sürerek “MİT Suç İşledi” manşetini de attı. Yetmedi “Erdoğan ile IŞID’i yenemeyiz”manşetini de ilave etti. Ardından,” O Tır MİT’in” manşeti geldi.

Sonrasında “İşte Erdoğan’ın yok dediği silahlar” manşetiyle tarihin görülmemiş ihanetine imza attı.

Başında da ajan Can Dündar vardı.

Sonu Lahey olacak” türünden haberler ve paylaşımlar yapan şu firari casustan bahsediyorum.

Hendekler kazarak Doğu ve Güneydoğu'yu savaş alanına çeviren teröristleri görmedi mesela Cumhuriyet.

Nusaybin yerle bir” manşetini atarak adeta terör örgütünün propagandasını yaptı.

Cizre'de köşeye sıkışan teröristlerin imdadına yine bu gazete yetişti. Hainleri kurtarmak için uydurulan 'bodrum' yalanı, "Bodruma baskın: Onlarca ölü" başlığı ile duyurdu.

Ya Apo Kandile ya biz İmralı’ya” manşetleri geldi sonra.

PKK, doğaya saygı gösteriyor öyle ki dağ taş demiyorlar, sigara izmaritlerini bile yerlere atmıyorlar” şeklinde haberler yaptılar.

Cumhuriyet soruyordu Cemil Bayık cevaplıyordu. Nasıl mı? “Hükümetin planı seçim sonrası savaş” manşetleriyle millete korku ve tehdit pompalayarak yapıyordu bunu.

 Üstelik çatışma ortamını bizzat PKK terör örgütünün oluşturduğu günlerde oldu bunlar.

17 -25 Aralık FETÖ kumpasında manşet belliydi. “Bir numara Erdoğan’dı!”

Gazetenin Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın FETÖ ile işbirliği o kadar açıktı ki.

Pimi çektiler. Cemaat şah dedi” manşetleri birbirini kovaladı.

Şehit Savcımız Selim Kiraz’ı şehit eden teröristleri şirin gösterme görevi yine Cumhuriyet’e düşmüştü. “Bu eylem mecbur bırakıldığımız yöntem” şeklinde haberler yayınlandı gazetede.

Katiller eylemci oldu anlayacağız!

Gazetenin ilk sayfasında şehit savcımızın kafasına dayanan silahla verilen o resmi hangimiz unutulabilir?“Karanlığa girdiğimiz gün” diyordu Cumhuriyet.

Karargâhta sürpriz toplantı”“Çöküş korkusu” şeklindeki manşetlerle sürekli Erdoğan hedef alındı.

Katliam ülkesi”manşetini bile attı bu gazete.

Ankara’da gerçekleştirilen PKK saldırısını FETÖ yayın organı Zaman ile ortaklaşa manşet atarak duyurdular. “Devletin kabine bomba”

Ne zaman ülkede bir terör saldırı gerçekleşse ne zaman bir afet ya da salgın yaşansa manşetlerini mermi gibi millete sıkan bir gazete bu.

Bugün ise, “Korkutan iddia” şeklinde duyurduğu haberinde “Cumhurbaşkanlığı hediye paketleri ile virüs yayıldığını iddia etti.”

Yılladır Türkiye karşıtı yayınlarıyla içimizde barınma imkânı bulabilen bu gazete yalanlarını, iftiralarını daha ne nereye kadardevam ettirecek?

Bir başka ülkede yukarıda sıraladığım manşetlerden herhangi birini atan bir basın yayın organını nefes bile aldırmazlar.

Cumhuriyet bu hakkı kendinde nasıl görüyor? Basın özgürlüğü denilen şey, ülke karşıtlığı yapmak mıdır? Yalan haberlerle millete korku salmak mıdır?

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
32 Yorum