Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu: "Çok düşündürücü, çarpıcı düzeyde vahim bir tablo!"

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu: "Çok düşündürücü, çarpıcı düzeyde vahim bir tablo!"

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu Parantez Haber'e konuştu...

parantez-ozel-haber-ic-logo-jpeg-005.jpg

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın, cuma hutbesinde “İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lutiliği, eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti. Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir bunun hikmeti. Yılda yüzbinlerce insan gayrimeşru ve nikahsız hayatın İslami literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu HİV virüsüne maruz kalıyor. Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim” sözleri üzerine başta Ankara Barosu olmak üzere linç kampanyası başlatıldı. Ankara Barosu konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın bu ifadeleriyle insanlığın bir kesimini nefretle aşağılayıp kitlelere hedef gösterdiğini söyledi.  Ankara Barosu’nun İslam’ı hedef alan açıklaması üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı.

Diyanet İşleri Başkanı’nın ifadeleri üzerine başlatılan linç kampanyası hakkında Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu Parantez Haber’e değerlendirmelerde bulundu.

ÖZEL HABER: BÜŞRA KILIÇ

 

prof-dr-yasar-hacisalihoglu-parantez-haber.jpg

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu:

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI GÖREVİNİN SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRDİ

Diyanet İşleri Başkanı’nın şahsi fikrini değil, konu hakkında  Kur’an-ı Kerim’deki ayeti hatırlattığını söyleyen Hacısalihoğlu,“Diyanet İşleri Başkanı görevinin sorumluluğunu yerine getirmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın en önemli görevi; dinin gereklerini, esaslarını, doğru, anlaşılır bir şekilde toplumla buluşturmaktır.

Diyanet İşleri Başkanı’nın yaptığı da, söylediği de konumunun, sorumluluğunun gereğidir. Ankara Barosu ise kaleme aldığı metinde açık bir nefret dili kullanarak, İslamofobiye dayalı bir anlayışın dışavurumunu yansıtmıştır.

Ankara Barosu; İslam karşıtlığı olarak nitelendirilebilecek üslup kullanmayı tercih etmiş, kin ve nefret içeriği taşıyan vurgularda bulunmuştur.

Bu durum; bir düşüncenin açıklamasından ibaret değildir. Aksine; nefret, kin, hınç, aşağılama duygularıyla, inancı yok saymaya dayalı bir açıklama aniteliği taşıyor.

Budurum hoşgörülemez, kabuledilemez. Unutmamak gerekirki, değerlerin, inançların aşağılanması suç niteliği taşıyarak, hukuki sorun oluşturur.

Bunu bir hukuk topluluğunun yapıyor olması da işin başka bir garabetini de yansıtıyor. Her bakımdan çok düşündürücü, çarpıcı düzeyde vahim bir tablo." dedi.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum