Mehmet Metiner: "Barolar İslamofobik siyasetin çağdışı temsilcileridir!"

Mehmet Metiner: "Barolar İslamofobik siyasetin çağdışı temsilcileridir!"

Mehmet Metiner Parantez Haber'e konuştu...

parantez-ozel-haber-ic-logo-jpeg-003.jpg

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın, cuma hutbesinde “İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lutiliği, eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti. Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir bunun hikmeti. Yılda yüzbinlerce insan gayrimeşru ve nikahsız hayatın İslami literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu HİV virüsüne maruz kalıyor. Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim” sözleri üzerine başta Ankara Barosu olmak üzere linç kampanyası başlatıldı. Ankara Barosu konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın bu ifadeleriyle insanlığın bir kesimini nefretle aşağılayıp kitlelere hedef gösterdiğini söyledi. Ankara Barosu’nun İslam’ı hedef alan açıklaması üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Diyanet İşleri Başkanı’nın ifadeleri üzerine başlatılan linç kampanyası hakkındaAK Parti eski Milletvekili Mehmet Metiner Parantez Haber’e değerlendirmelerde bulundu.

ÖZEL HABER: BÜŞRA KILIÇ

mehmet-metiner-parantez-haber-uc.jpg

AK Parti eski Milletvekili Mehmet Metiner:

BAROLAR İSLAMOFOBİK SİYASETİN ÇAĞDIŞI BİR TEMSİLCİSİ

Bu durumun Türkiye’deki İslamofobik zihniyetin tipik bir yansıması olduğuna dikkat çeken Metiner, “Ne yazık ki sadece Ankara Barosu değil İzmir Barosu ve başkaca barolar hem CHP’nin arka bahçesi olarak işlev görüyorlar hem de İslamafobik siyasetin çağdışı bir temsilcisi olarak işlev görüyorlar. Sayın Diyanet İşleri Başkanımızın söyledikleri kendi anlayışı değildir. Kur’an’ın ifade ettiği öğretinin dışa vurumudur. Dolayısıyla Sayın Diyanet İşleri Başkanımızın şahsında bu söylemin çağ dışı, çağlar öncesine ait ifadelerle karşılanmış olması o bildik islamofobik, irtica, gericilik söyleminin günümüze uyarlanmış biçimidir.

"Saygısız, kaba, küstah bir dil!"

Çok kaba bir dil. İslamiyet’i kendisine, öğretisine karşı nobran bir dil, saygısız, küstah bir dil ve aynı zamanda da düşman bir dil. Bunu böyle görmek lazım. Baro hakkında açılan Cumhuriyet Başsavcılığımızın soruşturmasının da laik cumhuriyet ile bilmem hangi anlayışın karşı karşıya gelmesinin bir göstergesi olduğunu söylemeleri de o kaba, pozitivist, laikçi anlayışın nasıl İslamofobik bir anlayışla bütünleştiğini gösteriyor.” dedi.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI HARAM KILINMIŞ FİİLLERİ SÖYLEMEYECEK DE NE SÖYLEYECEK?

Metiner, “Barolar Birliği, Diyanet İşleri Başkanımızın söylediklerini anlamayacak kapasitede insanlardan oluşmuyorlar. Sayın Diyanet İşleri Başkanımızın söyledikleri çok açık. Eşcinselliğin, zinanın lanetlenmiş haram fiillerden olduğunu söylüyor. Somut kişiler üzerinden düşmanlaştırıcı, kin üreten bir dil değil Sayın Diyanet İşleri Başkanımızın söyledikleri.

Bir Diyanet İşleri Başkanı eğer zinanın, eşcinselliğin lanetlenmiş haram kılınmış fiiller olduğunu söylemeyecekse ne söylesin? Barolar Birliği ve birtakım islamofobik çevreler rahatsızlık duyacaklar diye Diyanet İşleri Başkanı, Kur’an-ı Kerim’de apaçık bir biçimde ifade edilen bu haram fiillere vurgu yapmasın mı? Müslümanları bu haram fiiller konusunda uyarmasın mı?” ifadelerini kullandı.

mehmet-metiner-parantez-haber-yeni.jpg

DIŞLAYICI VE DÜŞMANLAŞTIRICI BİR DİL YOK

Diyanet İşleri Başkanının söylediklerinin gayet açık olduğunu belirten Metiner, “Bu fiillerin tamamı haramdır, Müslümanlar bu haramlardan sakınmalıdır. Müslüman değilseniz ve inanmıyorsanız zaten bu sizi bağlayan bir şey değil. Bu öğretinin sizinle alakası yok. Ama siz Müslümansanız bu öğretinin sizin için çok büyük bir önemi var. Siz sözgelimi faizin de içkinin de zinanın da haram olduğunu bilirsiniz.

Haram olduğunu inkâr etmezsiniz ama nefsinize yenik düşer bu fiillerden herhangi birini işlerseniz bu durumda siz zaten Müslümanlıktan çıkmış olmazsınız. Haram bir fiili işleyen günahkâr bir kulluğa düşersiniz. Sayın Diyanet İşleri Başkanımızın söylediği şey zina işleyenlerin, eşcinsel olanların, içki içenlerin, kumar oynayanların dinden çıktıkları anlamına gelmiyor.

Bu şekilde insanları dışlayan, Müslümanlıktan çıkartan, düşmanlaştıran ve kin üreten bir söyleme yaslanmıyor. Tam tersine bu fiillerin haram olduğuna dikkat çekiyor. Aynı zamanda da somut kişilerle ilgili herhangi bir dışlayıcı, düşmanlaştırıcı dil kullanmıyor.” şeklinde konuştu

mehmet-metiner-parantez-haber-001.jpg

YAPILACAK İLK İŞ BU YAPILARI YENİ BİR YASAL STATÜYE KAVUŞTURMAK

Ankara Barosu’nun, İzmir Barosu’nun bunu vesile kılarak din, diyanet tanımayan, İslamiyet’i çağdışı diye suçlayan, Kur’an’daki, kutsal değerlerimizin en başında gelen bu öğretileri çağdışı diye nitelendirmesinin hiçbir şekilde affedilemez olduğunun altını çizen Metiner,“Baroların yapmış olduğu bu açıklamaları sözgelimi CHP’nin yaptığı gibi şu ya da bu şekilde aklamaya, paklamaya çalışanlar milletin değerleri ile çatışma halinde olan unsurlardır. Milletimiz bunu not ediyor.

Cumhur İttifakı’nı oluşturan her iki parti AK Parti ve MHP’ye önerdiğim şey şu; her iki parti de artık icra makamında olan partiler. Hükümet her ne kadar Cumhurbaşkanımızın şahsında AK Parti’den oluşmuş olsa bile mecliste çoğunluk Cumhur İttifakı’nı oluşturan vekillerimize aittir.

Baroların, Türk Tabipler Birliği gibi birliklerin ya da odaların nasıl bir milletin değerlerine karşı kendisini konumlandırmış vesayet odağı olarak çalıştıklarını gördükleri halde sadece eleştirmekle yetinirlerse kendi adıma ben Cumhur İttifakı’nı oluşturan partilerin samimiyetinden kuşku duyarım.

Mademki bu odaların yapılarından, yasal statülerinden rahatsızlık duyuyorlar, madem bu odaların, birliklerin, derneklerin ve adlarının önünde Türk ibaresi bulunan bu tür yapıların milletin değerlerine karşı kendini konumlandırmış eski Türkiye’ye ait vesayet odakları olduklarına inanıyorlarsa meclis açılır açılmaz ilk yapacakları iş bu yapıları bir şekilde yeni bir yasal statüye kavuşturmalarını sağlamak olmalıdır.

Bunu yapmazlarsa milletin vebali, hepimizin vebali boyunlarında olur. İcra makamında olanların eleştiri ile yetinmeleri samimiyet ilkesini örseler, zedeler. Milletin kendilerine olan güven duygularını da ortadan kaldırır.” dedi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum