İdris Kartal yazdı; "Hazreti Ali el-Murteza..."

İdris Kartal yazdı; "Hazreti Ali el-Murteza..."

"Kırbacımın işi çözdüğü yerde kılıcımı kullanmam”

Aynı zamanda İslâm tarihinden kesitler de bulabileceğimiz Hz. Ali el-Murtezâ kitabı, adından da anlaşılacağı üzere İslâm’ın dördüncü halifesi Hz. Ali’nin hayatını ayrıntılarıyla anlatan güzel ve güvenilir bir eser. Kitapta Hz. Ali’nin ailesi, soyu, evliliği, Peygamber Efendimiz’in yanında bulunduğu dönem hikâyeleriyle beraber verilmekte.

1914’te Hindistan’da doğan ve soyu Hz. Hasan’a dayanan Ebu’l Hasen en-Nedvî, birçok eser kaleme almış ve birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de konferanslar vermiştir. 1999’da vefat eden yazar, Hz. Ali el-Murtazâ kitabıyla İslâm tarihinin en çok tartışılan dönemlerinden birine yakından bakmamızı sağlıyor.

Kitapta Hz. Ali’ye dair çok enteresan bilgiler var. Mesela Peygamber Efendimiz’in kızı Hz. Fatıma evliliğinde yaşadıkları geçim sıkıntısı bunlardan birisi. Biri peygamber yeğeni, damadı ve kâtibi, diğeri de peygamber kızı iken yaşanılan geçim sıkıntısı İslâm’ın yönetici de olsa kişisel servet edinme noktasında hiç yardımcı olmadığını göstermesi bakımından önemli. Aynı şekilde Peygamber Efendimiz’in zaman zaman aç kaldığını himayesinde olan kişiler nasıl sıkıntı çekiyorsa kendisinin de aynısını ve hatta daha fazlasını çektiğini biliyoruz. İşte böyle zamanlarda yanında daima Hz. Ali vardır ve kendisiyle beraber aynı çileleri çekmiştir.

Hz. Ali’nin insaniyeti, vefası, Peygamber Efendimiz’e karşı gösterdiği, hürmet, sevgi ve sadakatin yanında bir diğer özelliği de savaşlarda gösterdiği yiğitlik, cesaret ve kahramanlıklardır. Gerek Bedir, Uhud, Hendek ve gerekse de Hayber savaşında Hz. Ali, korkusuz bir biçimde düşmanları alt etmiş ve İslâm sancağını düşürmemiştir. Hudeybiye Barışı’nda anlaşmayı yazan kişi olarak da karşımıza yine Hz. Ali çıkacaktır. Burada Hz. Muhammed (S.A.V) ile girdiği imza diyalogu okunmaya değerdir. 

Dört Halife devri aynı zamanda bir uzlaşma ve bir dayanışma devridir. Allah Resulü’nün vefatının ardından kitleleri tutabilmek, statükoyu devam ettirebilmek çok kolay olmayacaktı. Bu ortamda Hz. Ali, öncesinde Hz. Ebu Bekir’in, sonrasında Hz. Ömer’in ve en sonunda da Hz. Osman’ın hilafetine biat etmiş, bu süre zarfında yani kendi hilafetine kadar hiçbirine rakip olarak çıkmamıştır. Özellikle Hz. Osman döneminde yaşanan siyasal kargaşa Hz. Ali döneminde de yaşanmış İslâm tarihi Hz. Ebu Bekir ve Hz Ömer dönemindeki “rahat” zamanlarını arar olmuştur.

Hz. Osman’ın şehit edilmesinden sonra akıllara Hz. Ali’nin ismi gelse de o, bu görevi üstlenmek istememiş ancak yoğun ısrarlar bu vazifeyi kabul etmesine neden olmuştur. Halifelik dönemi birçok problemle yüz yüze gelmesine neden olurken İslâm tarihinin en kanlı olaylarından biri olan Hz. Osman’ın şehit edilmesiyle ortaya çıkan anlaşmazlıklar bu döneme damgasını vurmuştur. Yaşanan siyasal olaylar ve çeşitli anlaşmazlıklar nedeniyle önceki dönemlerde girişilen fetih faaliyetleri bu dönemde görülmemiştir. Bu dönem daha çok iç çatışmalar, anlaşmazlıklar ve ayrılıklar devri olarak bilinir.

Yazar,  Hz. Muaviye’den de bahsederek onun yöneticilik özelliklerini, olaylara bakışını ve Hz. Ali’den farklı düşündüğü meseleleri ele almıştır. Hz. Muaviye hakkında yapılan olumsuz değerlendirmelere karşı burada yazılanlar tezat teşkil etmektedir.

Sonuç olarak Ebu’l Hasen en-Nedvi, Hz. Ali el-Murtazâ ile Hz. Ali ile beraber onunla münasebette bulunmuş pek çok isme yer vermiştir. Hz. Ali’nin doğumundan başlayarak Hz. Muhammed’in en yakını olması, seçilen halifelere biat etmesi, kendi halifeliği sırasında yaşadığı sorunlar, çocuklarının başına gelenler ve daha fazla pek çok şeyi kaynaklara bağlı kalarak aktarmıştır. Özellikle Hz. Ali’nin savaşmak ve güç kullanmak yerine siyaseti tercih etmesi onun karakteri ve yüksek kişiliği hakkında bilgiler vermektedir. “Kırbacımın işi çözdüğü yerde kılıcımı kullanmam” sözü ile nasıl bir idare tarzı izlediği görülecektir zaten.

Kitapta İslâm tarihine ait hoşumuza giden ya da gitmeyen pek çok olaya yer verilmiş kazanılan zaferlerden, yapılan kahramanlıklardan bahsedildiği kadar Peygamber Efendimiz’in vefatından, şehit edilen halifelerden, Kerbela faciasından da bahsedilmiştir. Şüphesiz tarih dediğimiz olgu iyisiyle kötüsüyle olayları hatırlamak ve onlardan ders çıkarmaktır. Risale Yayınları’ndan çıkan Hz. Ali el-Murtazâ kitabı, öncesiyle sonrasıyla Hz. Ali dönemini anlatan okunmaya değer en yetkin eserlerden biridir.

İdris Kartal / Parantez Haber

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.