Adem Kılıç yazdı; Tam bağımsızlık adımları; Pandemi sonrası "Yeni Düzen"de Türkiye -I-

Adem Kılıç yazdı; Tam bağımsızlık adımları; Pandemi sonrası "Yeni Düzen"de Türkiye -I-

Türkiye alışılmışlığın aksine ABD'nin, AB'nin, Rusya'nın, İsrail'in, İran'ın yüksek sesli nutuklarından etkilenmiyor ve dengeleri alt üst ediyordu. Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Barış Kalkanı gibi operasyonları ile adeta yüzüncü yılına yaklaşırken ilk kez

ABD tarafından katledilmesi ile dünyada büyük yankı bulan İran Devrim Muhafızları’nın Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin iknasıyla Rusya 2015’te Suriye’deki savaşa fiili olarak müdahil olup tüm dengeleri değiştirmişti.

O dönem ABD, AB hattaTürkiye tarafından devrilmesi için gün sayılan Esed rejimi bu hamle ile karada İran’ın havada ise Rusya'nın eşgüdümlü operasyonları ile varlığını bugüne kadar devam ettirdi.

Bu süreç iki ükenin Suriye üzerindeki çıkarlarında kısa vadeli olarak örtüşse de, orta ve uzun vadede, özellikle yeni bir düzenin kuruluş arifesinde nüfuz yarışına dönüştü. Zira oyunu değiştireceğini hesaplamadıkları bir denge vardı. Türkiye...

Türkiye hem kendi dış politikasında hem de bölgede oyun kurucu olma yolunda yeni bir yolculuğa adım atıyordu. Türkiye alışılmışlığın aksine ABD'nin, AB'nin, Rusya'nın, İsrail'in, İran'ın yüksek sesli nutuklarından etkilenmiyor ve dengeleri alt üst ediyordu. Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Barış Kalkanı gibi operasyonları ile adeta yüzüncü yılına yaklaşırken ilk kez dış politikada da bağımsızlığını da ilan ediyordu.

Aslında Türkiye gücünü anlamış ve "Türkiye olmadan bölgede masa kurulamayacağı" gerçeğini artık ortaya koymaya başlamıştı.

Artık; ABD'nin terör örgütlerine desteklerine karşı sesini yükseltip sahada adım atan, Rusya'nın kumpaslarına eyvallah etmeyen, İran'ın acem oyunlarına istihbarat savaşları ile cevap veren, İsrail'in yüzyıllık planlarına çomak sokan bir Türkiye vardı sahnede...

Neler olmadı ki bu süreçte; ABD'nin PKK-PYD'ye desteği, İsrail'in tehditleri, AB'nin sözde hukuk çağrıları, Rusya'nın bölgesel çıkar, ekonomi ve enerji tehditleri sonrasında İdlib hamleleri, İran'ın meydan okuyuşları, kukla Esed Rejimi'nin meydan okumaları...

Hatırlıyor musunuz her gün manşet olan bu açıklamaları. Çabuk unutuyoruz değil mi? Bize unutturulan asıl tarihimiz gibi...

Ama tüm dünya gördü ki; bu kadar sancılı süreçler sonunda artık dış politikada da yeni bir Türkiye vardı. Tabir yerinde ise eyvallahı olmayan, etkiye karşı tepki verme politikasını geride bırakmış, oyun kuran bir Türkiye...

Peki bölgesel dengeler açısından bu süreç nasıl sonuçlanacak? Türkiye'nin geleceği nokta ne olacak?

Türkiye'nin de farkettiği ve önem verdiği gibi İdlib, Suriye İç Savaşı’ndaki son büyük çatışma olabilir ki istihbaratımızda böyle değerlendiriyor. Bu yüzden Moskova ve Tahran'ın odaklandığı gibi Türkiye'de İdlib sonrasına odaklanıyor.

İtiraf etmek gerekirse Putin, bu denklemde esas olarak Rusya’nın dünya sahnesinde öne çıkma rolünü yeniden gerçekleştirerek Suriye’deki hedeflerine ulaştı. Moskova artık Suriye'de kalıcı olma yolunda ama Türkiye’nin attığı adımları da göz ardı edemiyor. Ve uzlaşı yolunda adımlar atmaktan başka çare bulamıyor.

AB kendi buhranında boğuşurken ve hamasi söylemler dışında etkin olamazken, ABD ise bu adımlarımızda artık İsrail dengesi haricinde her noktada uzlaşı için hazır hale geldi.

Çünkü gördüler ki artık Türkiye; Suriye'de tüm dünyaya kafa tutarken, gerekirse Ukrayna krizinde Rusya'ya, gerekirse Kudüs mevzusunda öncü olarak İsrail'e, gerekirse S400 konusunda ABD'ye, gerekirse enerji koridorları, rezervler alanında AB'ye kafa tutacak kadar kararlı ve güçlü.

Koranavirüs nedeni ile basına yansımayan bu süreç tüm hızı ile devam ediyor... Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile pandemi sonrası hiç bir şey eskisi olmayacak! Ve bugüne kadar atılmış olan bu tam bağımsızlık adımları artık taçlanmaya başlayacak. Türkiye'nin planları o kadar büyük ki sanırım tüm dünya afallayacak!

Neler mi olacak?

Sonraki yazı...

( AVRASYALI GÜÇ, LİDER ÜLKE! – PANDEMİ SONRASI 'YENİ DÜZEN'DE TÜRKİYE-2 )

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.