Muhalefetin yangınlarla imtihanı; "Allah'ını seven bir kova benzin döksün!"

Muhalefetin yangınlarla imtihanı; "Allah'ını seven bir kova benzin döksün!"

Bu yangınlar, içindeki "ihanet yangınını" söndürmeye yetmez, boşuna sevinme!

Sabah gazetesi yazarlarından Salih Tuna, Türkiye'yi kasıp kavuran orman yangınları karşısında muhalefetin tavrını değerlendirdiği, "Sana kötü bir haberim var" başlıklı yazısında, "kin, nefret ve düşmanlık" söylemlerinden örnekler veriyor...

"İktidar yangını söndürmeye çalışırken muhalefetin "Allah'ını seven bir kova benzin döksün" dercesine saldırıya geçmesinin ahlaki bir yanı var mı?" diyen Salih Tuna, muhalif kesimlerin içindeki "ihanet yangınını" bu sözlerle özetliyor...

İşte Salih Tuna'nın o yazısından bir bölüm:

Muhalefet eleştirecek, varsa önerilerini dillendirecek; iktidar da eleştirilerden azami istifade etmeye çalışacak.

Seçmen de sandıkta karnelerini verecek.

Olması gereken "demokratik normal" bu.

Peki böyle mi oluyor?

Nerdeeee!

Empatinin, tahammülün zerresi yok ama kin, nefret, husumet, düşmanlık gani.

Misal:

Deprem oluyor, henüz vatandaşlarımız enkaz altındayken başlıyor kapışma. Yangın çıkıyor yine öyle.

Hem de kıyasıya!

Oysa böylesi zamanlarda dayanışma beklenmez mi? En azından her türlü siyasi çıkar hesaplarının bir kenara bırakılması gerekmez mi?

Yabancı ülkelerin bile yardım eli uzattığı bir dönemde, iktidara yumruk atarak muhalefet yaptığını sanmak en hafif deyimle gaflet ve dalalet değil mi?

İktidar yangını söndürmeye çalışırken muhalefetin "Allah'ını seven bir kova benzin döksün" dercesine saldırıya geçmesinin ahlaki bir yanı var mı?

Yangınları fırsat bilip topyekûn saldırıya geçmek, tüm fay hatlarına adeta benzin dökmeye kalkışmak, hele hele müstevlilere sinyal çakmak nedir?"

Yazının tamamını okumak için:

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.