Gaffar Yakınca: "Batıcı baskı iklimi öyle bir hal aldı ki adeta normal insan olmak yasağı ile karşı karşıyayız"

Gaffar Yakınca: "Batıcı baskı iklimi öyle bir hal aldı ki adeta normal insan olmak yasağı ile karşı karşıyayız"

Bu ülkede herkesin sokağa çıkma, eylem yapma hakkı var, bir tek normal insanların hakkı yok!

Aydınlık yazarı Gaffar Yakınca, bugünkü "Normal insan olma hakkı" başlıklı yazısında, Saraçhane'de yapılan Aile yürüyüşü ile ilgili Batıcı yobaz kesimin estirdiği havayı değerlendirdi...

"Batıcı baskı iklimi..."

Saraçhanede yapılan yürüyüşe karşı, "nefret söylemi", "kutuplaştırma" gibi eleştrileri yorumlayan Yakınca;

"Bu ülkede herkesin sokağa çıkma, eylem yapma hakkı var, bir tek normal insanların hakkı yok! Makul insanların, sıradan bireylerin, vasati bir hayat yaşayan vatandaşların yıllarca aşağılandığı, hor görüldüğü yetmedi, işler geldi “marjinal olmayana demokratik hak yok” noktasına dayandı.

Batıcı baskı iklimi öyle bir hal aldı ki adeta normal insan olmak yasağı ile karşı karşıyayız." dedi...

8 Mart’ta “hepimiz o…yuz” diye bağırmak, “kocanızı öldürün” diye pankart açmak serbest…

"Bu tip gösteriler, kamplaşmayı keskinleştirir, karşı taraf yarar" diyen "orta yolcu"ları da eleştiren Yakınca, "nefret söylemi" cazgırlığının da bir çarpıtma olduğuna dikkat çekti...

Gaffar Yakınca'nın bugünkü yazısından bir bölüm şöyle;

"Bu ülkede her türlü marjinalin, her tür sapığın sokağa çıkma, eylem yapma hakkı var, bir tek normal insanların hakkı yok!

Batıcı baskı iklimi öyle bir hal aldı ki adeta normal insan olmak yasağı ile karşı karşıyayız.

İnsanlar Saraçhane’de LGBT ideolojisine karşı aileyi ve değerleri savunmak için toplandılar. Aslında yaptıkları toplumu uyarmaktan ve devleti anayasal görevleri konusunda daha hassas olmaya çağırmaktan başka bir şey değil.

Arkalarında ne bir devlet kuruluşu var ne belediye ne de başka bir yağlı sponsor, tamamen sivil bir inisiyatif. “Eşcinsel bireylere karşı değil LGBT ideolojisine, emperyalizmin eşcinselleri kullanmasına karşıyız” diye üstüne basa basa söylüyorlar. Pankartlarında, bildirilerinde bir tane deseniz nefret içeriği yok, sessiz bir yürüyüş yapıyorlar, iftiralara, hatta kışkırtmalara yanıt vermiyorlar.

Ama ne yapsalar nafile. Batıcı yobazları bir türlü ikna edemiyorlar. Sözde özgürlükçü, gerçekte ise faşist olan bu çevreler, ağıza alınmayacak hakaret eşliğinde saldırıya geçiyorlar.

Çocuklarını korumaktan başka gayesi olmayan insanları “nefret söylemi” ile suçluyorlar. Paçavra gazetelerinin manşetlerinden iftira atıyorlar. İçlerinde “hepsi gebersin” diye açık açık yazanlar da var, Allah’ın gökkuşağını paylaşarak gizli mesajlar veren ılıklar da. Hepsinden daha ilginci ise “bu tip gösteriler, kamplaşmayı keskinleştirir, karşı tarafa yarar” diyen kendi arkadaşlarımız.

8 Mart’ta “hepimiz o…yuz” diye bağırmak, “kocanızı öldürün” diye pankart açmak serbest…

Eşcinsel yürüyüşünde çırılçıplak soyunup sokak ortasında çiftleşmek serbest…

Fahişeliği gurur duyulacak bir şey gibi gösteren şarkılar söylemek serbest…

Çocuk pornosuna, en adi sapıklıklara özgürlük istemek serbest…

Ama ben çoluğumu çocuğumu, ülkemi korumak istiyorum diye sokağa çıkmak istersen orada dur! Çünkü bunlar nefret söylemi!!!"

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN:

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.