Selim Alpdoğan yazdı; Ayasofya'nın nesini tartışıyoruz?

Selim Alpdoğan yazdı; Ayasofya'nın nesini tartışıyoruz?

İşin aslı esası bu!

Ayasofya; İşin aslı esası bu!

Ayasofya, 29 Mayıs 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u feth etmesi üzerine kılıç hakkı olarak Camiye çevrilmiştir

İslam savaş hukukunda, bir belde savaşmadan anlaşma ile ele geçirilirse anlaşma hükümleri tatbik edilir.Teslim olmayıp savaşırlarsa savaş hukuku uygulanır. 

Bizans teslim olmayıp savaşmayı seçtiğinden, kendilerine savaş hukukunun gerekleri uygulanmıştır.

Fatih, Bizans'ın tüm mabedlerini camiye çevirebilirdi. Fakat, sembolik değeri olan en büyük mabedi Ayasofya'yı ve bir kaç kiliseyi camiye çevirdi ve geri kalanlarına dokunmadı.

1453 yılından beri cami olarak kullanılan Ayasofya, 1930 dan itibaren restorasyon gerekçesiyle ibadete kapatıldı.

24.11.1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile cami statüsü kaldırılarak müzeye çevrildi.

01.02. 1935 tarihinde de Ayasofya müzesi olarak ziyarete açıldı.

Fatih'in, mülkünü de satın alarak cami amacıyla vakfettiği Ayasofya ve müştemilatı, Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak yönetilirken, müze yapılınca Müzeler Genel Müdürlüğüne bağlandı. Mülkiyeti de el değiştirdi

Halbuki, vakıf hukukuna göre vakıf malları tahsis edildikleri gaye dışında başka bir amaç için kullanılamaz. 

Ayasofya'nın vakfiyesinde, Vakfı amacı dışında kullanacak olanlara ağır beddualar edilip, Allah'ın lanetinin üzerine olması dilenmiştir.

Bu beddua ve lanet, vakıf senedinde yazılıdır.

Vakıf ve mülkiyet hukukuna aykırı bir şekilde müzeye çevrilmesi doğru olmadığından, buna ilişkin yukarıda bahsedilen Bakanlar Kurulu kararının iptali için bir Dernek tarafından Danıştay'da dava açılmıştır. 

Selim Alpdoğan

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.