Markar Esayan Parantez Haber'e konuştu!..

Markar Esayan Parantez Haber'e konuştu!..

“En azından böyle bir durumda muhalefetin biraz daha yapıcı olmasını, alınan önlemlere destek olmasını, eksikler varsa bunları olumlu bir şekilde göstermesini ve eleştirilerini de eksik etmemesini beklerdik. "

 

Salgınla mücadelede muhalefetin tavrı -I-​​

Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınına karşı Türkiye, zamanında alınan tedbirler, güçlü sağlık sistemi, hastane sayıları, kişi başına düşen yoğun bakım odaları ile farkını ortaya koydu. Türkiye’nin bu süreci en başarılı şekilde yürütmeye çalışması, ücretsiz maske dağıtımı, yaşlılara evlerinde maaş teslimi ve evsiz vatandaşlara konaklama gibi birçok alanda dünyaya örnek bir tavır sergiledi. Salgına yönelik hükümetin aldığı her türlü önleme rağmen muhalefetin tutumu değişmedi.

Küresel bir felaket olan koronavirüse karşı milli mücadele ruhuyla hareket etmek yerine eleştirmeyi, kötülemeyi tercih etti.  Muhalefetin bu tutumunu gazeteci-yazar Fuat Uğur, AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Esayan ve gazeteci-yazar Ekrem Kızıltaş  parantezhaber’e değerlendirdi.

markar-eseyan-parantez-haber-ic-fotograf-salginda-muhalefetin-tavri.jpg

Markar Esayan: "Hükümetin değişmesi için her yol mübah..."

Muhalefetin tavrının pandemi ile ilgili bir durumdan ziyade kategorik bir nefret olduğu değerlendirmesinde bulunan Markar Esayan, “Sorun şu ki bu tüm dünyayı ve ülkemizi tehdit eden çok ağır bir salgın. En azından böyle bir durumda muhalefetin biraz daha yapıcı olmasını, alınan önlemlere destek olmasını, eksikler varsa bunları olumlu bir şekilde göstermesini ve eleştirilerini de eksik etmemesini beklerdik. Ama onlar salgın öncesinde herhangi bir konuda nasıl ‘muhalefet’ yapıyorlarsa ki böyle bir muhalefet olamaz. Yani tamamen kötüleme, yok sayma, itibarsızlaştırma üzerinden ve mümkünse bu olumlu adımları da durdurma veyahut etkisizleştirme stratejisini covid-19 hastalığı sırasında da maalesef sürdürdüler.

Burada belli bir hedefe kilitlenme söz konusu. O hedef de Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerinden edilmesi yani bir hükümet değişikliği. Bu hedefe kitlenme noktasında her şeyi mubah gören hastalıklı bir durum var. Örneğin ülkemizin Suriye’deki güvenlik sorunu, çıkarları olsun, Fetö ile mücadelede veya PKK ile mücadelede biz CHP’den çok zarar gördük.  Bu noktada hiçbir destek alamadığınız gibi CHP, İYİ Parti ve maalesef Saadet Parti’sinin Millet İttifakı olarak aynı yerde biriken bu grupların ve yeni kurulan şahıs partilerinin hep birlikte ne yapabiliriz de Sayın Erdoğan’ı hal edebiliriz diye bir takıntı geliştirdiklerini görüyoruz. 2023’e veya 2023’e kalmadan acaba bir kriz geliştirebilir miyiz, bu çapta bu yırtığı açabilir miyiz, Türkiye bir ekonomik krize sürüklenir mi, bu koronavirüs salgınında Türkiye bir yönetim zafiyetine düşer de bir yönetilemezlik durumu ortaya çıkar mı, bunu başarabilir miyiz diyerek bir tür bence psikolojik rahatsızlığa sürüklenmiş durumdalar. Bu olmadığında da çok sinirleniyorlar. Halbuki bu olmadığında aslında olan Türkiye iyi yönetiliyor demektir. Biz bundan bir sene önce Pandemi Genelgesi’ni ortaya koymuşuz. Bu salgın daha ortada yokken bir sene öncesinde öngörülü bir şekilde bu genelge yayınlanmış ve Türkiye olası bir salgına karşı hazırlıklarını yapmış. Bugün 30’dan fazla gelişmiş, gelişmemiş ülkeye Türkiye çeşitli sağlık ekipmanları gönderiyor. Buna dahi gücümüz yetiyor.

Burada insanın biraz yurtsever bir tavır takınıp iyi yapılana evet bu iyi olmuştur demesi lazım.

Ama biliyorsunuz mesela CHP’nin bir grup başkan vekili, ‘Biz muhalefetiz, bizim işimiz beğenmemek’ demişti. Muhalefet anlayışı böyle olunca muhalefet diye de bir şey maalesef Türkiye’de olmuyor.” ifadelerini kullandı.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.